Yabancı Dizi Sevenlere Dizi Tavsiyeleri

Yaşam 4 Mayıs, 20:33'de eklendi

Dizi izlemeyi sevenler ve evde boş vakitlerini değerlendirmek isteyenlere ayrıca hayatında hiç yabancı dizi izlememiş olanlara ekobayan.com ekibi olarak efsane olmuş mutlaka izlenmesi gereken dizileri listeledik umarız hoşunuza gider.

 

1.) The X Files

The X Files

GERÇEK ORADA BİR YERDE…
FOX MULDER VE DANA SCULLY BİLİNMEYENİ, SÖYLENMEYENİ, GİZLENENİ ARIYOR
Dünya dışı varlıklara inanır mısınız? Uzayda bizden başka canlılar, bizimki kadar ileri, hatta daha ileri uygarlıklar var mı sizce? Bazı geceler pencerenizden dışarı baktığınızda gördüğünüz ışık saçan uçan nesne UFO olabilir mi dersiniz?
Bu gibi sorulara olumlu cevap verme eğiliminde olan biriyseniz The X-Files tam size göre demektir.
FBI’a bağlı olarak çalışan ve dünyanın dört bir yanındaki esrarengiz olayları araştıran gizli bir birimin iki ajanı, Ajan Fox Mulder ve Ajan Dana Scully ile birbirinden garip olaylara tanık olacak ve hükümet yetkililerinin sakladığı gerçeklerle yüzleşeceksiniz.
ABD’de 1993 yılında ilk kez ekranlarda görülen The X-Files 9 sezon boyunca en çok izlenen ve en sevilen diziler arasında yer aldı. Chris Carter’ın yarattığı konsept üzerine inşa edilen dizi gerçek bir efsane haline geldi ve dünyanın dört bir yanında hayranları tarafından The X-Files kulüpleri kuruldu.

 

2.) 24

24

Bu sezon 150. bölümünü kutlayan 24, televizyonda yayınlanmış dizilerin en yenilikçi, kendine bağlayan ve üzerinde en çok konuşulanlarından biridir. İlk altı sezonunda beklentilerle dolu bu dizi, toplam 57 kez Emmy ödülüne aday gösterildi. 24, En İyi Drama Dizisi dalında (2006) ve Kiefer Sutherland ise drama dizilerinde En İyi Erkek Oyuncu dalında (2006) Emmy ödülü kazandı. 6. Sezon yine Kiefer Sutherland’ın altıncı kez ve yardımcı oyuncu dalında Jean Smart’ın da ikinci kez ödüle aday gösterilmesini sağladı.

24’ün “Yedinci Günü” dizinin adeta tarz belirleyen o kendine has yapısını, sürükleyici yeni unsurlarla birleştiriyor. Her bölüm yine bir saatlik gerçek zamanlı akışa sahip olacak ve izleyiciler Jack Bauer’ın (Kiefer Sutherland) bir diğer hayret verici gününü daha takip edecekler.

7. Gün, Washington’a altıncı sezon üzerinden 4 yıl geçmiş halde başlıyor. CTU kapatılmış ve Bauer da yargılanmaktadır. Bauer’ın günü, eski meslektaşı Tony Almeida’nın ( Carlos Bernard) dönüşüyle beklenmedik şekilde yön değiştirir. Bu esnada yeni seçilmiş olan Başkan Allison Taylor (Cherry Jones) yanında Beyaz Saray Genel Sekreteri Ethan Kanin (Bob Gunton) ve bizzat kendi eşi Henry Taylor (Colm Feore) ile birlikte ülkeyi yönetmektedir.

Ortaya çıkan bir ulusal güvenlik krizi nedeniyle Janis Gold (Janeane Garofalo), Renee Walker (Annie Wersching), Larry Moss (Jeffrey Nordling) ve Sean Hillinger (Rhys Coiro) adlı ajanlar tarafından bir soruşturma başlatılmıştır. Gerçi CTU artık yoktur, ama Chloe O’rian (Mary Lynn Rajskub) ve Bill Buchanan (James Morrison) yine sarsıcı olaylarla dolu unutulmaz bir günde yerlerini alırlar.

24, senaryosu Joel Surnow ve Robert Cochran tarafından yazılıp, yapımcılığını Real Time Productions ile Imagine Television üstlendiği ve 20th Century Fox Television’ın katkılarıyla hazırlanmış bir dizidir. Howard Gordon, Evan Katz, Jon Cassar, Manny Coto, David Fury, Kiefer Sutherland ve Brian Grazer da dizinin idari yapımcılarıdır.

 

3.) Oz

oz
Oswald Hapishanesi’ne hoş geldiniz… Ama Oz adıyla da bilinen bu özel hapishaneye adım attığınzda, ‘hoş bulduk’ demek de biraz zorlanacaksınız; çünkü Oz’da sınır tanımayan, sert olaylara tanıklık edecek ve mahkûmlarla gardiyanların nasıl bir psikolojiye sahip olduklarını çok daha iyi anlayacaksınız…

Suçluları ıslah edebileceğini düşünen bir idealist olan Tim McManus (Kinney) tarafından yönetilen bu cezaevinin tüm sakinleri, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilimek için mücadele veriyor; çete üyeleri, eşcinseller, Latinler, Müslümanlar… Kimi uyuşturucu ticareti ya da diğer gruplar üzerinde güç kazanabilmek için savaşıyor. Kimi paranın peşinde; kumar oynayarak ya da başka türlü dümenlerle paraya kavuşmaya çalışıyor. Bazı mahkûmlar ise sadece tahliye olabilecekleri günü görebilmek için hayatta kalmaya çalışıyor, hatta sadece yarını görebilmek için…

 

4.) Prison Break

Prison Break

Prison Break Bir yapı mühendisi olan Michael Scofield (Wentworth Miller) işlememiş olduğu bir suçtan idam cezasına çarptırılan abisi Lincoln Burrows’u (Dominic Purcell) kurtarmak için tüm yasal yolların tükendiğini farkedince işleri kendi eline alır. Mükkemmel kurgulanmış kaçış planıyla abisini kurtarmak için bir bankayı soyar ve abisinin bulunduğu hapisaneye gönderilir. Michael planını uygulmaya başladıktan sonra hesaba katmadığı tek bir şeyin olduğunu anlar: İnsanlar. Ünlü bir mafya tetikcisi olan John Abruzzi (Peter Stormare), çocuk tecavüzcüsü ve katil T-Bag (Robert Knepper) ve azılı gardiyan şefi Brad Bellick (Wade Williams) onun planını zora sokmaktadır…

5.)  Seinfeld

seinfeld

JERRY SEINFELD VE ÜÇ ARKADAŞININ GÜNDELİK HAYATI, MİLYONLARCA İZLEYİCİ İÇİN BENZERSİZ BİR SITCOM’A DÖNÜŞTÜ. ANA KARAKTER KADAR, YAN KARAKTERLER DE TV DÜNYASININ MİTLERİ ARASINA DAHİL OLDU.

Dokuz sezon boyunca yayınlanan toplam 169 bölümde televizyon tarihinin en çarpıcı devrimlerinden birini gerçekleştirdi Seinfeld.
Yayınlandığı ülkelerde televizyonların en sevilen komedisi olmayı başaran Seinfeld, aynı kentte yaşayan dört arkadaşın gündelik hayatından kesitler sunuyor ve son derece basit fikirlerden ilginç açılımlara uzanıyor.

Ana karakter Jerry Seinfeld kadar yan karakterler de dikkat çekici. Hemen her konuda kararsız biri olan Elaine, bitmeyen kompleksleriyle herkesi bıktıran George Costanza ve tuhaf karizması, parlak fikirleriyle Cosmo Kramer!
Kumsalda uyuyor gibi hissedebilmek için, kumla doldurulmuş yatakta uyumak fikri Cosmo Kramer’in dehasına sadece küçük bir örnek.

6.) Six Feet Under

Six Feet Under

FISHER AİLESİNİN YAŞAMASI İÇİN BİRİLERİNİN ÖLMESİ GEREKİYOR.
AMERICAN BEAUTY’NİN YARATICISINDAN BENZERSİZ BİR DİZİ.

Six Feet Under, Los Angeles’taki Fisher & Diaz Cenaze Evi’nin sahibi ve işletmecisi bir ailenin yaşamı. Geçimlerini ‘başkalarının ölümlerinden’ kazanan bir ailenin’ Aile şirketinin kurucusu ve evin reisi Nathaniel Fisher artık yaşamıyor; aile bireylerinin kalplerinde ve düşlerinde ise tahmin edemeyeceğiniz kadar ‘capacanlı’.

Kim Kimdir?
Nate Fisher (Peter Krause)
Fisher Kardeşler’in en büyüğü. Babasının trajik ölümüne kadar Seattle’da yaşıyordu. Fisher & Sons Cenaze Evi’nin yarısı ona miras kaldığında aklına ilk gelen, payını babasının rakibine satmak oldu. Kardeşi David ile konuştuktan sonra şirketin yoluna devam etmesine karar verdiler.
David Fisher (Michael C. Hall)
Fisher Kardeşler’in ortancası. 20 yaşından bu yana aile işinin ayrılmaz bir parçası. Nate’in şirketi satma önerisine başta sıcak baksa da Nate vazgeçip ‘devam kararı alınca’ düşlerini yok sayıp aile şirketi için çalışmaya ikna oldu.

Claire Fisher (Lauren Ambrose)
Fisher Kardeşler’in en küçüğü. Büyüdüğü ev her zaman doluydu; ölmüş ya da yas tutmakta olan insanlarla’
Ruth Fisher (Frances Conroy)
Ruth, Fisherlar’ın, hayatını insanlarla ilgilenerek, onlar için bir şeyler yapmaya çalışarak geçiren anneleri.
Nathaniel Fisher (Richard Jenkins)
Fisher Ailesi’nin reisi. Cenaze arabasıyla yaptığı bir kazada öldü. Sık sık dalga geçmek için bir hayalet olarak ailesine görünüyor ve onlara birçok zaman ilham veriyor.

7.) Spartacus

Spartacus-3
Arenada efsaneler kanla yazılır… Rome dizisinin tarihi gerçekçiliği 300 filminin görsel mükemmelliğiyle buluşuyor, tarihin en asi kahramanı Spartaküs, televizyonu fethediyor. 2010’un en ses getiren dizisi Spartacus: Blood and Sand.

Romalıların ihanetine uğradı, köleliğe zorlandı ve bir gladyatör olarak yeniden doğdu. Çizgi roman estetiğinin ve ileri görsel efekt teknolojilerinin tüm nimetlerinden yararlanılarak çekilen Spartacus: Blood and Sand, yurdundan ve sevdiği kadından koparılan bir adamın, kanlı arenalarda küllerinden doğuş öyküsünü anlatıyor. O artık ateşli tutkuların esiri olmuş ve gaddarca yönetilen bir dünyada mücadele vermek zorunda.

Spartaküs hayatta kalmak için sıradan bir adamdan ve bir gladyatörden çok daha fazlası olmalı. O, bir efsaneye dönüşmeli. Tarihin en asi kahramanı, televizyonu fethetmeye hazırlanıyor. Spartacus: Blood and Sand ile Romalıları dize getiren efsanenin doğuşuna tanıklık edeceksiniz. Galler kökenli Andy Whitfield’ın Spartacus’ü canlandırdığı yapımda, Türk izleyicilerin Xena / Zeyna olarak tanıdığı Lucy Lawless da rol alıyor.

8.) True Detective

True Detective

Matthew McConaughey ve Woody Harrelson’ın başrollerini paylaşacağı True Detective, 8 bölüm halinde yayınlanacak olan bir polisiye drama.

17 yıl önce 1995’te yaşanan bazı olayların ardından yakalanamayan bir seri katilin dosyasının günümüzde tekrar açılmasından harekete geçen dedektifler Rust Cohle ve Martin Hart’ın çevresinde gelişen olayları ekrana getirecek olan True Detective, The Killing’in yazarı Nic Pizzolatto tarafından kaleme alınacak. Dizinin yönetmenliğini ise Cary Fukunaga üstleniyor.

True Detective, 8 bölümlük ilk sezonunun ardından yayına devam ederse, her yeni sezonunda yeni karakterler ve dolayısıyla yeni bir hikayeyi ekrana getirecek.

9.) Sherlock

sherlock

Sherlock’u hiç böyle görmediniz! Sör Conan Doyle’un kahramanını günümüze taşıyan Sherlock’ta ünlü dedektif, modern teknolojiden yararlanan biri olarak karşımızda.

Sherlock Holmes günümüzde yaşasaydı, cinayet dosyalarını nasıl çözerdi? Üç bölümden oluşan film serisi Sherlock, ünlü dedektifi günümüze taşıyarak bu soruya cevap veriyor. Polise danışmanlık yapan bir kiralık dedektif olan Sherlock Holmes, izleyeceğimiz ilk bölümde John Watson ile tanışıp, tıpkı orijinal hikayedeki gibi Baker Sokağı’nda bir daire tutuyor. Birlikte ilk davaları zehirli bir hapla intihar etmiş gibi görünen üç kişinin cinayetinden kimin sorumlu olduğunu bulmaktır.

10.) Lost

lost

Korkunç bir uçak kazası… Bir adada mahsur kalan kazazedeler ve adada keşfettikleri gizemler…

Bizleri her yıl adanın yepyeni bilinmezleri ve karakterler arasındaki akıl almaz bağlantılarla şaşkına çeviren, şok edici sahneler ve kafa karıştırıcı sorular denince akla ilk gelen televizyon dizisi olan LOST’a, dünya üzerinde 7’den 70’e tüm televizyon izleyicilerinin beğenisini kazanmaya ve izleyiciye bilimin, mantığın akıl almaz koridorlarını keşfettirmeye devam ediyor.

Dizinin ana konusu olan ada dışında, karakterleriyle de izleyiciyi kendisine bağlayan LOST, sıkı karakterleri, aralarındaki uçurumları ve bol drama yüklü hikayeleriyle her hafta bizleri mest etmeye devam ediyor.

16 yıldır adada tekrar etmekte olan bir telsiz mesajından tutun, insanları öldüren, ormanda sürünerek ilerleyen ve kıvılcım sesleri çıkaran bir Siyah Duman’a, Ötekiler’in hayatına, Dharma Girişim’in birbirinden ilginç deney ve aktivitelerine, adada kurulmuş istasyonlarda 108 dakikada bir dizinin favori rakamlarını girerek elektromanyetik bir akımı durdurmaya, psikolojik deneylere; sırlara ve gizemlere, ihanetlere, aşklara, kaçışlara, insanların geçmişlerindeki kalıcı olaylarla ilgili birtakım izleri adada tekrar yaşamalarına kadar her şey bu dizide… LOST sizi ada çevresinde kurduğu bambaşka bir evrene davet ediyor!

11.) Lie To Me

lie-to-me

Sıradan bir insan 10 dakikalık bir konuşmada 3 yalan söyler!

Lost, Shark ve 24 dizilerinin yapımcılarından Davranış Bilimcisi Paul Ekman’ın hayatından esinlenen ve başrolünde Pulp Fiction, Rezervoir Dogs gibi en iyi Tarantino filmlerinin vazgeçilmez oyuncusu Tim Roth’un oynadığı drama.

İnsanların yüzlerinden, vücut duruşlarından, ses tonlarından ve konuşma şekillerinden doğru mu yoksa yalan mı söylediklerini analiz ederek FBI başta olmak üzere, polise, hukuk firmalarına, özel şirketlere, askeri birimlere en zor vakaları çözmede yardımcı olan Dr.Lightman ve ekibini konu alıyor.

12.) House M.D.

house-md_wallpaper-920x690

Huysuz, ukala, çekilmez, asosyal, saplantılı ve aynı zamanda dahi bir doktor, teşhis konulması zor hastalıklar ve bu konuda eğitilmek için özenle seçilmiş genç doktorlar…

Televizyon dünyasının Nobel Ödülü olarak tanımlanan Humanitas Prize ödülüne, Altın Küre ve Emmy’e layık görülen House M.D. tüm zamanların en iyi hastane dizilerinden biri.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

bardakta turşu suyu