Kış aylarında cildimizi korumak için 12 öneri

cilt-bakimiCilt kuruluğuna karşı nemlendirici

Su içmek ve sıvı almak genel sağlığımız için yararlı olsa da cilt kuruluğunu önlemede yeterli gelmiyor maalesef. Nemi cilde hapsetmenin en etkili yolu ise bölgeye uygun bir nemlendiriciyi cilde düzenli olarak uygulamak. Tercihen her akşam cildinize nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin. Kış aylarında kullanacağınız nemlendiricilerin yaz aylarında kullandıklarınıza nazaran daha yağ bazlı (merhem yapısında) olmasında fayda var. Böylelikle nemlendirici cilt yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturabiliyor ve nem kaybını engelleyebiliyor. Ayrıca nemlendirici ürünlerde önemli olan marka ve ürün fiyatı değil, nemlendiricinin cildin ihtiyacını karşılayabilmesi, düzenli kullanılması ve cilt henüz kurumadan önce nemliyken uygulanması. Çünkü sanılanın aksine kuru cilde nemlendirici uygulamak çok da faydalı olmuyor.

Oda sıcaklığını 20-26 derece arasında tutun

Evin içindeki nem oranını yüzde 30-50 civarında tutun. Oda ısısını da 20-26 derece arasında sabitleyin. Evinizde nemli ortam yaratmak üzere evde hava nemlendiren bir cihaz kullanabilir veya kalorifer üzerine su dolu kap yerleştirebilirsiniz. Şömine, soba veya kalorifer gibi ısı kaynaklarının önünde terleyecek kadar uzun süre oturmamaya da özen gösterin, çünkü terlemek de sıcak suyla yıkanmak gibi deriyi kurutan bir faktör.

30 koruma faktörlü krem kullanın

Güneşli veya karlı günlerde ve kayak aktiviteleri sırasında dışarı çıkmadan yarım saat önce yüzünüze en az 30 koruma faktörlü güneşten koruyucu krem sürmeli ve gerektikçe bu işlemi tekrarlamalısınız. Soğuk ve rüzgârlı havalarda yüzünüzü, polar bir kaşkol ile korumayı da unutmayın.

Duşta uzun kalmayın

Haftada en fazla 3 kez ve ılık suyla duş (36.5-40.5 0C) almaya özen gösterin. Her gün yıkanmak, sıcak suyla yıkanmak veya yıkanma süresini uzun süre tutmak deriyi kurutan yanlış uygulamalar. Bu nedenle duş süresini 5-10 dakikayla sınırlandırın.

Kese ve lif yapmayın

Kurutucu yan etkileri nedeniyle kese-lif işlemlerinden ve vücut jellerinden uzak durmaya özen gösterin. Vücut jeli yerine nemlendirici özelliği yüksek olan, hassas ciltlere yönelik bir krem temizleyici tercih etmeli ve cildinize çıplak elle sürmelisiniz.

Bol giysiler tercih edin

Kış aylarında naylon, sentetik, polyester veya yünlü giysiler yerine cildin kurumasını ve kaşınmasını önleyen pamuklu ya da pazen giysiler kullanın. Aynı nedenden dolayı dar giysiler yerine bol giysiler tercih etmenizde de yarar var.

Soğukta cildi yıpratan uygulamalar yapmayın

Tıbben gerekli haller dışında, özellikle kuru cildi sahipseniz, soğuk havalarda cildi yıpratan ve kurutan uygulamalardan (maske, peeling, alkol-bazlı tonik, jel yapısında kozmetikler, temizleyici mendil vs.) uzak durmanızda fayda var. Bu tür uygulamalar cilde beklenen yarar yerine beklenmedik zarar getirebiliyor.

Yüzünüzü günde iki kez yıkayın

Yüzünüzü cilt temizleyicisiyle günde 2 kez nazikçe yıkayın ve nemlendiriciyi cildiniz henüz nemliyken sürün. Yüzünüzü banyo dâhil günde 2 kez temizlemeniz yeterli olacaktır. Nemlendiriciyi düzenli uygulamanız ve yaz aylarında kullandığınız yüz nemlendiricilerine nazaran biraz daha yağlı olması önem taşıyor.

Sıvı sabun kullanmayın

El ve ayak derisi yağ bezlerinden fakir oldukları için kış aylarında kuruluğun en sık görüldüğü deri bölgelerini oluşturuyorlar. Ellerinizi temizlerken sıvı sabun kullanmayın. El yıkama sırasında kalıp sabun kullanmalı ve el yıkama sıklığını günde 5-6’ya indirmelisiniz. Deterjan, çamaşır suyu, tuz ruhu, kolonya, ıslak mendil ve antiseptik solüsyonlar gibi deriye zarar veren maddelerle temastan da kaçının. Nemlendiricileri her el yıkama sonrasında ve gün içinde ihtiyaç hissettikçe sürmeye özen gösterin. Gece yatarken ellerinize nemlendirici sürüp pamuklu eldiven giyerseniz nemi deride hapseder ve yumuşacık ellere kavuşursunuz.

Eldivenden önce nemlendirici sürün

Elleriniz eldiven içinde terleyecek kadar uzun kalmamalı ve eldivenle günde 2 saatin altında iş yapmalısınız. Her 15-20 dakikada bir ellerinizi eldivenden çıkarmalı, nemlendirici sürmeli, 5 dakika havalandırılmalı ve sonra yine eldivenle işinize devam etmelisiniz. Soğuk havalarda evden çıkmadan önce bir kat nemlendirici üzerine yün olmayan, polar, anorak, deri veya süet eldiven giymeyi de unutmayın.

Ayağınıza ponza taşı uygulayın

Ayak derisindeki kalınlaşma ve nasırlaşmaları haftada bir, ölü deriyi uzaklaştıran törpü ile ponza taşı gibi yöntemlerle giderin. Her banyo sonrası ayağınıza nemlendirici uygulayın. Gece yatarken de ayaklarınıza nemlendirici sürüp pamuklu çorap giyebilirsiniz.

Dudaklarınızı koruyun

Kış aylarında en çok kuruluk hissedilecek deri bölgelerinden biri de dudaklar. Dudak yalama davranışından kaçının ve günde birkaç kez koruyucu bir dudak merhemi uygulayın. Bu uygulama dudaklarınızı şiddetli çatlama, egzama ve ikincil enfeksiyonlardan koruyacaktır.

Tesettürlü Bayanlar İçin Makyaj Önerileri

Günümüzde tesettürlü bayanların da sıklıkla uyguladığı makyaj hatalarını düzeltmek için uzun uzadıya yazı yazmak yerine sizlere güzel makyaj yapmış tesettürlü bayanların bir galerisi oluşturduk.

Tesettürlü bayanların makyaj yapması bir çok islam ülkesinde hoş karşılanmasa da ülkemizde güzel makyaj yapanlar kadar nasıl makyaj yapmalıyım sorusunu soran kapalı bayanlarda mevcut.

İşte galerimiz.

Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj
Tesettürlü Bayan Makyaj

Makyajda Renkler

Makyaj yaparken en zor kısım renk zekası olmayan kadınların pembe ruj, kırmızı oje, yeşil rimel sürmesi.

Makyaj yaparken bu tip hatalara kapılmamanız gerekli. İşte sizlere en güzel makyaj kombinleri.

Makyaj
Makyaj

Kalıcı Makyaj Yaptırırken İyi Düşününü

Kalıcı makyaj, güzel ve bakımlı görünmek isteyen kadınların son yıllarda sıkça tercih ettiği uygulamalar arasında yer alıyor. Hem iş hem de sosyal hayatta güzel ve bakımlı görünmek istediği halde günlük hayat içerisinde bakımına çok az vakit ayırabilen kadınların en büyük kurtarıcısı olan kalıcı makyajı yaptırmadan önce bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekiyor.
MEB Çiğdem Sarp Akademi Kurucusu Çiğdem Sarp, her gün tekrarlanması gerekmeyen, su ile çıkmayan ve güzelliği sabitleyen kalıcı makyajın profesyonel kişiler ve doğru malzemeyle yapılmadığı takdirde enfeksiyon riski içerebileceğini belirtti.
Özel iğneyle doğal ve anti alerjik mineral boyaların deri yüzeyinin hemen altına aşılanması işlemi olan kalıcı makyajın yaygın olarak dudaklar göz ve kaşlara uygulandığını belirten Çiğdem Sarp, herhangi bir rahatsızlık sonucunda kirpik, saç dökülmesi, derideki renk değişimleri gibi problem yaşayanlar için de kalıcı makyaj uygulamalarının yapılabildiğini söyledi.
KALICI MAKYAJ STERİL ORTAMDA YAPILMALI
Kalıcı makyaj uygulaması uygun olmayan şartlarda yapıldığı takdirde tıbbi sonuçlar doğurabileceğinin altını çizen Çiğdem Sarp, şöyle konuştu:
“Yoğun tempolu hayatlar yaşıyoruz. Günlük hayatta makyaja vakit ayıramayan bayanlar son yıllarda kalıcı makyaj uygulamalarını daha çok tercih ediyor. İğne vuruşları ile yapılan bir uygulama olan kalıcı makyajın sertifikalı uzman kişiler tarafından klinik ortamında steril malzeme kullanılarak doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde bazı enfeksiyon riskleri kaçınılmaz oluyor. Bakanlık tarafından denetlenen ve sertifikalı uzmanların çalıştığı yerlerde tek kullanımlık iğneler ve malzemeler ile bu işlemin yapılması hem sağlık hem de makyajın kalıcılığı açısından önemli.”
KALICI MAKYAJ ÖNCESİ BUNLARA DİKKAT EDİN
makyajÇiğdem Sarp, kalıcı makyaj yaptırmayı düşünen bayanlara şu uyarılarda bulundu:
“Bir sağlık probleminiz var ise kalıcı makyaj için cildinizin uygun olup olmadığı konusunda bir doktora danışın. Cildinizin bazı makyaj malzemelerine alerjisi olabilir. Bunları önceden bilmek kalıcı makyajı gönül rahatlığıyla yaptırmanız açısından önemli.
– Bir hevesle kalıcı makyaj yaptırmak isteyenler veya yaptırdıktan sonra pişmanlık yaşayanlar var. Geri dönüşü oldukça meşakkatli olan kalıcı makyajı gerçekleştirmeden önce iyi düşünün.
– Kalıcı makyajı yaptırmaya karar verdiğinizde duygusal olarak inişli çıkışlı olduğunuz dönemleri tercih etmeyin.
– Kalıcı makyaj yaptıracağınız mekanı seçerken dikkatli olun. Kalıcı makyaj konusunda uzman kişileri bünyesinde barındıran, temiz yerleri tercih edin. Fiyat ucuz diye merdiven altı yerlerden uzak durun.
– Kalıcı makyaj yaptırmayı düşündüğünüz mekan ile bir ön görüşme yapın. Uygulamada kullanılacak malzemeler, fiyat ve işlemin nasıl yapıldığına dair bilgi alın.
– İşlem sırasında uzmanınızın iğneyi sizin yanınızda açtığından emin olun.
– Boya kutularını kontrol edin.
– Eldivensiz kesinlikle işlem yaptırmayın.
– Kalıcı makyajdan sonraki 24 saat içinde banyo yapmayın.
– İşlemin kalıcılığını sağlamak ve cilt tahrişini önlemek için doktorunuzun önereceği bir kremle makyaj yapılan bölgeyi nemli tutmaya özen gösterin.
– Kalıcı makyajın bir süre sonra yeniden tekrarlanması gerektiğini unutmayın.”

Hamile Kadının Saç Boyaması

Hamile kadınların en büyük sıkıntılarından birtanesi de gebelik sırasında alınan ilaçlar, karşılaşabilecekleri radyoaktif ışın veren cihazlar ve kimyasal maddelerdir. Bu kimyasal maddeler, solunum yoluyla, ağız yoluyla veya tensel temas ile alınabilirler. İlaçların içerisindeki reçetelerde kullanılacak olan ilacın gebe bir kadın tarafından kullanılıp kullanılamayacağı veya kullanılmasındaki kar zarar hesabının hekime danışılması belirtilmiştir. Bazı maddeler anne karnındaki bebeğin ( yani fetus’un) gelişimini olumsuz etkileyeceği gibi bazı maddelerinde hiçbir yan etkisi olmadığı deneylerle gösterilmiştir. Bazılarının ise, kötü etkilerinin olup olmadığı halen bilinmemektedir. Bazıları ise, gebeliğin belirli sürelerine kadar zararlı etkili, daha sonraki aylarda zararsızdır. Bu yan etkiler, bebeğimize hem fiziksel hemde zihinsel zararlar verebilir, gelişimini engelleyebilir.

Gebe Hamile Saç Boyama

İlaç kullanmamız gerekiyorsa ve gebeysek, yalnız ve yalnız hekimimizin önerdiği ilaçları, veya başka bir hekimin önerdiği ilaçları ona gebe olduğunuzu hatırlatarak ve doğum doktorunuzun onayını alarak kullanınız.

Kozmetik ( saç boyaları, kremler, parfümler, temizleyici maddeler ve bu gibi) kullanımında, genelde, en sık problem saç boyalarıdır. Hanımlarımız gebelik esnasında da, saç renklerini ve modellerini değiştirmek isteyeceklerdir. Sıklıkla kullanılan, kalıcı ve yarı kalıcı boyaların içindeki maddelerle yapılan deneylerde anne karnındaki bebek üzerine zarar verici etkileri görülmemiştir. Fakat tedbirli davranmak için, doğum sonrasına kadar saçlarını boyatmayabilirsiniz, saçınızda değişiklik yapmak, beyazlarınızı gizlemek veya dip boya yaptırmak istiyorsanız, gebeliğin ilk üç ayından sonra, bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz. Saç düzelticilerin ( straightener) ki bunlar sodyum hidroksit ve bisülfit denilen kimyasal oluşumlardır ve kullanılmaları tavsiye edilmemektedir. Saç düzeltmelerin, hava ısı ve press yolu ile yapılması daha güvenlidir. Perma gibi yöntemlerde ise kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden emilip kana karışabilir. Bunların kullanılması ile bebekte doğumsal sakatlık gelişmesi arasında ilişki saptanamamıştır, fakat tamamen güvenilir olduğunu söyleyebilmek içinde daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden tedbiri elden bırakmamak için doğum sonrasına kadar saçlarınız doğal kalmasında fayda vardır. Daha evvel perma yaptırmışsanız şayet, merak etmeyiniz hiçbir rizikosu yoktur.

pregnancy-hair-treatment

Halen piyasada olan deodorant, şampuan, ve diğer cilt bakım ürünlerinin, bebek gelişimi üzerine zarar verici etkileri olup olmadığı üzerine yeterli bilimsel araştırma olmamakla beraber şimdiye kadar herhangi bir problem rapor edilmemiştir.Cilt için kullanılan kremleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Cilt çatlaklarının oluşmasını azaltmak için kakao ve lanolin kremleri kullanılabilir.

Temizlik maddelerinden özellikle çamaşır suyu , tuz ruhu gibi buharlaşabilen temizleyicilerden ve bunların kullanıldığı yerlerden iyi bir havalandırma sağlanana kadar uzak durmanızı öneririz.

Sevgili hanımlar, Bebeğin gelişimindeki en önemli zaman ilk üç aydır. Bu süre içindeki zararlar diğer aylara göre daha fazla olmaktadır,kısa bir süre için biraz daha dikkatli olmak hem bizim hemde bebeğimizin sağlığı açısından faydalı olacaktır.

Lazer İle Cilt Kırışıklığı Giderilmesi

Cilt Gençleştirme : Lazer ile cilt gençleştirme bu alandaki diğer yöntemlerden birçok noktada daha avantajlıdır. Bunlar arasında uygulamadaki hassasiyet, hiç veya çok az kanama olması, sayılabilir. Ancak yine de lazer ile cilt yenilemesi istisnasız herkes için geçerli bir yöntem değildir. Bazı vakalarda dermabrazyon ve kimyasal peeling gibi alternatif bir yöntem bugün dahi daha iyi bir seçim olabilir. Cilt gençleştirme yöntemlerinin hepsi aynı prensibe dayalıdır. Öncelikle hasara uğramış derinin üst tabakaları sıyrılarak soyulur. Daha sonra iyileşme sürecinde oluşan yeni hücreler daha düzgün, daha sıkı ve genç görünen bir cilt yüzeyi oluşturur. Lazer ile cilt yenilemesi hasara uğramış cildin ortadan kaldırılması için kullanılan yeni bir yöntemdir. Yöntemin yeni olmasının bir sonucu olarak bu teknik konusunda uzun vadeli sonuçlar(5-10 senelik) henüz alınamamıştır. Ancak mikroskobik değerlendirmeleri içeren bir dizi çalışma lazer uygulanan ciltte oluşan fiziksel değişikliklerin dermabrazyon veya kimyasal peeling ile oluşanlarla aynı olduğunu göstermiştir. Ayrıca üstün teknoloji lazerlerin yıpranmış deri tabakalarını çok iyi tamir ettiği mikroskobik çalışmalarda gösterilmiştir. Bu konuda bilimsel araştırma ve yayınlarla sürekli olarak bu tekniğin üstünlüğü ortaya çıkmaktadır. Cilt yenilemesi konusunda alternatif yöntemleri seçerek önemli olan bir diğer nokta da iyileşme süresidir. Genel olarak söylendiğinde cilt yenileme işlemi ne kadar derin ise iyileşme süresi de o ölçüde olacaktır. Yüzeysel kimyasal peeling veya yüzeysel lazer uygulaması gibi “hafif” yenileme işlemlerinde iyileşme dönemleri daha kısa sürer. Ancak doğal olarak daha derin yöntemlerle elde edilen sonuçları bu tür daha hafif prosedürlerle sağlanması ancak bu uygulamaların birden fazla tekrarlanması ile mümkündür.

Lazer ile cilt gençleştirme için en uygun adaylar : Her yaştaki kadın ve erkek lazer ile cilt yenilenmesinden yarar görebilir. Lazer uygulaması için ideal hasta açık renkli yağsız cildi olan hastalardır. Yağlı cilt, kumral ve esmer hastalar önerilen cilt yenileme metodu ne olursa olsun uygun cilt hazırlığı ve tedavisi görmeden bu işlem yapılırsa pigmentasyon değişiklikler için yüksek riski olacaktır. Plastik cerrahınız sizin cilt özelliklerinizi değerlendirecek ve lazer öncesi hazırlık için uygun tavsiyelerde bulunacaktır. Yine 12-18 aylık bir süre içinde Roacutane kullanılan veya kötü yara izi oluşturma(keloid) eğilimi olan hastalar veya uygulama bölgesinde aktif deri enfeksiyonu olan hastalar bu girişim için uygun olmayan adaylardır. Bu yöntem yüzünüzdeki bütün kusurları ortadan kaldırarak yaşlanmazı önleyecek sihirli bir formül değildir. Yüzünüzün doğal hareketleri sonucu gülümseme, göz kırpma, konuşma,çiğneme oluşan çizgiler eskisine kıyasla çok azalmasına rağmen kaçınılmaz olarak bir süre sonra tekrar ortaya çıkacaktır. Plastik cerrahınız lazer ile elde edilen sonuçların sürdürülmesi için güneşten korunmanız veya hafif kimyasal peeling veya özel cilt kremleri kullanımı gibi idame edici uygulamaları konusunda size gerekli önerilerde bulunacaktır. Bu nedenle lazer ile cilt yenilemesi öncesinde beklentileriniz konusunda tekrar düşünmeniz ve bu konudaki sorularınızı cerrahınızla tartışmanız yararlı olacaktır. Yüzeysel veya orta derecedeki bir cilt yenilemesi için lazer epidermis ve papiller dermise sınırlı kalır. Daha derin yenileme için retiküler dermisin üst katları işleme dahil edilir. Özel sivilce ve çizgilerin tedavisi lazerin derinliğinin değiştirilmesi ile sağlanır.

lazer cilt

Lazer işleminin riskleri: Lazer ile cilt yenilemesi gerekli eğitimi almış deneyimli bir cerrah tarafından ve ileri teknoloji CO2 lazer cihazı ile uygulandığında komplikasyonlar oldukça az sayıda ve genellikle hafif derecededir. Bunlar yanık veya lazer enerjisinin ısısından kaynaklanan diğer hastalar, kötü nedbe oluşumu ve işlem sonrası ciltte belirgin renk açılması veya renk koyulaşmasıdır. Ayrıca lazer ile cilt yenilemesi herpes virüs enfeksiyonlarını(uçuk) ve nadiren de diğer bazı enfeksiyonları aktive edebilir. 20 gün önce koruyucu olarak ilaç başlayacaktır. Arada sırada dudağınızda uçuk olursa bunu doktorunuza söylemelisiniz ki ilacın dozunu ona göre ayarlasın. Yara iyileşmesi anormal veya gecikme olduğunda, beklenmedik bir pigmentasyon veya nedbe oluşumu söz konusu olduğunda lazer işlemi sonrası bazı ek girişim veya tedaviler gerekebilir. Bütün bunlara karşın lazer cerrahisi konusunda özel eğitim almış deneyimli bir plastik cerrahın seçimi ile belirtilen risklerin azaltılması mümkündür.

Ameliyat öncesi görüşme : Hasta açısından ameliyat öncesinde üzerinde dikkatle durulması gereken bir konu seçtiği plastik cerrahın lazer uygulaması konusunda yeterli eğitim ve deneyime sahip olmasıdır. Hasta olarak doktorunuzla ilk görüşmede ameliyatla ilgili beklentileriniz konusunda açık olunuz ve merak ettiğiniz her soruyu sormak konusunda tereddüt etmeyiniz. Aynı şekilde cerrahın da sizinle aynı açıklıkta görüşmesi gerekmektedir. Bunlar arasında yapılacak işleri ve sonuçları etkileyebilecek faktörleri sizlere açıklamalıdır. Daha önceden tanı konulmuş veya tedavi edilmiş herhangi bir cilt hastalığı, şu anda veya geçmişte alınan ilaçlar, daha önceden oluşmuş olan deri yaralanmaları -yanık, abrazyon veya operasyonlar bu faktörler arasındadır. Cerrahınız sizinle yaptığı görüşmede daha önce geçirdiğiniz tüm hastalıklar ve ameliyatlar, kullandığınız ilaçlar konusunda sizden bilgi alıp muayene yapacak ve daha sonra da işlem yapılacak bölgenin fotoğrafını çekecektir. Akne tedavisi için Roacutane isimli ilacı kullandıysanız bunu doktorunuza bildirmeniz çok önemlidir. Cerrahınızın size konusunda tüm detayları anlatması gerekir.

Lazer işlemi için hazırlık : Sizin cilt yapınıza bağlı olarak cerrahınız lazer işlemi öncesi cildinizin hazırlanması için bir ön program tavsiye edebilir. Lazer işlemi sırasında işlem sonrasında cildinize nasıl bakacağınız konusunda size özel öneriler yapılacaktır. Yine cerrahınız işlemden maksimum ölçüde yararlanmanız için cildinizin uzun vadeli bakımı konusunda da gerekli önerilerde bulunabilir.

Lazer işleminin yapılabileceği yerler : Lazerle cilt yenilemesi bir hastanede veya bir cerrahın özel ofisinde yapılabilir. Ancak daha yaygın cilt yenilemesi söz konusu olduğunda veya cilt yenilemesine diğer cerrahi girişimlerin eklendiği durumlarda hastane daha uygun bir yer olabilir.

Anestezi : Lazer ile cilt gençleştirme özellikle de yüzün belirli bölgelerinde uygulandığında en sık olarak lokal anestezi ve sedasyonla yapılır. Ameliyat sırasında uyanık ancak sakinleştirilmiş olacağınız için hissedeceğiniz rahatsızlık önemsiz düzeyde olacaktır. Çok daha yaygın cilt yenilemelerinde cerrahınız işlem boyunca sizin uyuyacağınız genel anesteziyi tercih edebilir.

Cilt gençleştirme : Lazerle cilt gençleştirilmesi yapılacağı alanın genişliği ile orantılı olmak üzere birkaç dakikadan bir saate kadar herhangi bir sürede tamamlanabilir. Yüzey düzensizliklerinin özellikle derin olduğu durumlarda cerrahınız lazer işleminin tekrarlanmasını gerekli görebilir. İşlem sırasında aktive edilmiş lazer mevcut nedbe veya kırışıklık daha az fark edilebilir bir düzeye gelene kadar uygulama 2 veya 3 kere yapılabilir. İşlem bittiğinde soyulmuş cilt iyileşme tamamlanana kadar önce özel bandaj daha sonra koruyucu krem veya pomatlarla kaplanır.

Tedavi sonrası : Lazer ile cilt soyulması sonrası orta derecede bir şişlik ve rahatsızlık hissedebilirsiniz. Ancak bu sorunlar buz torbası ve cerrahınızın yazacağı ilaçlarla kontrol altına alınabilecek ölçüdedir. İşlemden sonra bir bandaj uygulaması tercih edilmiş ise bir gün sonra bandaj çıkarılacak ve cildinizin üzerine ince bir tabaka halinde deri pomadı sürülecektir. Bu aşamaya geldiğinde cerrahınız size iyileşmekte olan cildinizi nasıl yıkayacağınızı ve bakım yapacağınızı söyleyecektir. İyileşmenin bu aşamasında en önemli noktalardan birisi işlem yapılan bölge üzerindeki kabukların sizin tarafınızdan koparılmaması gerekliliğidir. Aksi takdirde kötü nedbe oluşumu ihtimali artacaktır. Hastaların çoğu ameliyattan sonraki 10. günde kabuklardan tamamiyle kurtulur. Ancak kızarıklık birkaç hafta sürecektir.

Normal hayata dönüş : Lazer işlemini izleyen birkaç hafta cildiniz rengi parlak pembe ile kırmızı arası bir renkte olacaktır. İki hafta veya daha sonra hastaların çoğu makyaj yaparak bu geçici renk değişikliğini gizleyebilirler. Ancak hafif derecedeki bir pembelik altı aya kadar devam edebilir. Tedaviyi izleyen birkaç ay cildin tamamı ile normale dönüşüne kadar işlem yapılan bölgelerin güneşten korunması son derece önemlidir. Düzenli olarak güneş koruyucu kremlerin kullanılması lazer ile elde edilen sonuçların korunması ve cildinizde güneşe bağlı yeni hasarların oluşmamasına yardım edecektir. Güneşte kalmanız gerekli olduğunda yüzünüze 28 veya üzerindeki güneş koruma faktörlü bir krem sürerek güçlü bir blok oluşturmalı aynı zamanda şapka veya şemsiye kullanarak da yüzünüzü gölgede bırakmalısınız. Cilt yenilemesi göz etrafında uygulanmamışsa en iyisi UVA ve UVB’ yi %100 filtre eden kaliteli güneş gözlüklerinin kullanılmasıdır. Lazer ile cilt soyulmasından elde edilen sonucun tam olarak ortaya çıkması birkaç ay alabilir. Ancak bir kez pembelik solmaya başladığında hastalar ciltlerinde fark edilir ölçüde bir iyileşme, tazelik ve gençlik fark ederler. Unutulmaması gereken şey elde edilen sonucun uzun süreli olduğu ancak sonsuza kadar devam etmeyeceğidir. Anlaşılması gereken başka bir nokta yeni cildinizin de yaşlanma etkilerinden muaf olmadığıdır. Lazeri izleyen aylar ve yıllar içerisinde yüzünüzün doğal hareketleri nihayet yüzünüzdeki ifade çizgilerinin tekrar ortaya çıkmasına yol açacaktır. Cilt yenilemesi konusundaki diğer yöntemlerde olduğu gibi lazer uygulaması da tekrarlanabilir. Ancak kendinizi güneşten koruyarak ve plastik cerrahınızın tavsiye ettiği bir cilt bakım uygulamasını izleyerek kazandığınız genç görünümü sürdürmeye yardımcı olabilirsiniz.

Yeni Trend “Pembe Saç”

Son yıllarda bir pembe tutkusu genç kızlarımız arasında alabildiğince hızlı yayıldı. Bu yazımızda pembe saçlı bayanlardan bir galeri oluşturduk.

Sizde saçınızı pembe yaparak kendinizi mutlu edebilirsiniz.

Daha önce Renkli Saç Modelleri isimli bir galeri yayınlamıştık.

Pembe Saç Modası

Güzel Eller İçin El Bakımı

Bir kadının elleri her zaman güzel olmalıdır. Düzenli olarak el bakımı yapmak isteyen kadınlar için bu makalemizi oluşturduk.

Ellerinizi Kirletmeyin.

Yağ bezlerinden çıkan yağ, deri üzerinde bir tabaka oluşturur ve bu tabaka derinin yağlı, nemli ve yumuşak tutulmasını sağlar. Ayrıca bu yağ, derinin asitliğini düzenler. Bu da deriyi mikroplar ve diğer etkenlere karşı dirençli kılar. Eldeki yağ tabakasının mümkün olduğu kadar korunması gerekir. El derisinde bulunan yağ bezleri, yüz bölgesinde olduğu gibi çok çalışmaz ve yağlanmaya neden olmaz. Ellerinizi yıkadığınızda bu yağ tabakası da yok olur.
Nemlendirici sürmek yetmez

Ellerde kuruluk varsa sadece krem sürmek yeterli olmaz. Çünkü kremi sürdüğünüzde içeriğindeki su uçar ve aktif maddeler derinin içine giremez. Bunu engellemek için nemlendirici krem kullandığınızda, elinize bir eldiven geçirerek 15-20 dakika bu şekilde bekleyip derinin kremi tamamen emmesini sağlayabilirsiniz. Bu bakımı haftada bir gün uygulayabilirsiniz.

El Bakımı

Güneşten kaçın

Güneşin zararlı ışınları, cilt kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olmasının yanı sıra cildi yaşlandırma etkisine de sahiptir. Üstelik eller, yaz-kış açıkta olduklarından güneşin zararlı etkilerine daha fazla maruz kalır. Güneşin az görüldüğü günlerde bile ellerinize güneş koruyucu krem sürün.

Hava değişimlerine karşı koruyun

El derisi oldukça ince bir yapıya sahiptir. Dış etkenlere karşı da savunmasızdır. Derinin aşırı kurumasını engellemek içinellerin soğuk suyla temasını önlemeye dikkat edin ve soğuk ortamlarda eldiven giyin. Vücut ısısını artıran en önemli etkenlerden birini de temas olduğunu unutmayın.

Köpürmeyen sabun seçin

El ya da yüzde sabun kullanırken, eğer deri klasik alkali sabunlara karşı kızarma, yanma, aşırı kuruma gibi reaksiyonlar veriyorsa, o zaman asit pH’ı 5.5 olarak belirtilen sabunların kullanılması gerekir. Tahriş edici olmayanlar ise non-iyonik diye belirtilen köpürmeyen sabunlardır. Sabun seçerken fazla köpürmeyen türlerini seçmek cildinizi korumak açısından önemlidir unutmayın.

Parfümsüz krem kullanın

Elleriniz için krem alırken az parfümlü, tahriş etmeyen, güneş ışığı ile birlikte kullanıldığında cilde zarar vermeyen ya da alerji riski düşük olan ürünleri tercih edin.

Çok sık yıkamayın

Günlük yaşamda ellerin gerektiği kadar yıkanması ve el yıkama gerekliliğinin en aza indirilmesi önemlidir. Bulaşıcı hastalıklar ya da özel salgınların olduğu zamanlarda sunulan çözümleri, günlük yaşam çözümü olarak kabul etmemek gerek. Bu tür dönemlerde riskli ortamlarda bulunanlar gibi çok sık ellerinizi yıkarsanız, el derinizi yıpratabilirsiniz.

Tırnakları ihmal etmeyin

Tırnak, tıpkı saç gibi vücudun sağlık düzeyini gösterir. Keratin maddesinden oluşan tırnağın sağlamlığı, vücudun demir, biyotin miktarlarının yeterli olup olmadığına bağlıdır. Demir depolarında bozukluk yaratan hastalıklardan biri de tiroit hastalıklarıdır. Tırnak kırılması ya da soyulma görüldüğünde tırnak kuvvetlendiricileri kullanmadan önce demir ve biyotin depoları ile çinko gibi besleyici faktörlere bakmak, bir yandan da tiroit testlerini araştırmak önerilir. Eğer bu maddeler eksikse, yerine getirilmesi için doktor kontrolünde gerekli tedaviyi başlatın.

Tırnak etlerini aldırmayın

El bakımında özellikle kadınları en fazla ilgilendiren konulardan biri de manikür. Manikürde çok büyük hatalar yapılıyor. Tırnakla etin arasında bir deri parçası bulunuyor ve bu tabaka manikür sırasında aldırılıyor. Aslında bu tabaka bir koruyucu görevi görerek mikropların, temizlik ürünlerindeki aktif maddelerin tırnağa girip yapısını bozmasını engelliyor. Tırnak etini aldırmak yerine deriyi nemlendirip, yumuşattıktan sonra o parçanın biraz yukarıya çekilip, üst kısımların temizlenmesi doğru olanı…

Ojeyi tırnağınızda bırakmayın

Tırnak kandan oksijeni alırken, tıpkı cilt gibi dışarıdan da hava almalıdır. O nedenle oje kullanımını özel günlerle sınırlayın. İş hayatı nedeniyle sürekli kullanmak zorundaysanız, en azından hafta sonları ojelerinizi silerek tırnaklarınızın hava almasını sağlayın.

Botoks Hakkında Herşey

Bu yazımızda botoksun yararları ve zararları gibi bilgiler, botoksun yılan zehiri mi yoksa başka bir sıvı mı olduğunu ve botoksun uygulama alanlarını sizlerle paylaşıyoruz.

Botoksun Faydaları Nelerdir?

Botoks, tetanoz oluşturan mikroptan elde edilen ve asıl etkisi kasları felç etmek olan kimyasal bir maddedir. Uzun zamandır yüzde oluşan kırışıklıkların giderilmesinde kullanılır. Botoksun başlıca iki etkisi bulunur; cildin yaşlanmasına bağlı olarak ciltte oluşan kırışıklıkların ve cildin altında yaşlanmaya bağlı olarak oluşan derin izlerin giderilmesi ve baş ağrıları, aşırı terleme, koltuk altındaki aşırı kokunun giderilmesi  ve sürekli kas kasılmaları gibi durumların  tedavisinde kullanılır. Ancak botoks son yıllarda daha çok estetik alandaki kullanımıyla bilinmemektedir.

Botoks

Tekrar Botoks Yapılmak Zorunda Mı?

Botoksun etkisi kişinin yapısına göre değişmekle beraber 6 ay ile 10 ay arasında değişen sürelerle kendini gösterir. Botoksun yapılışının üzerinden 10 ay kadar geçtikten sonra kaslar tekrar eski fonksiyonlarına dönmeye başlar ve cilt tekrar kırışır. Bu nedenle kırışıklık görünümü istemeyen kadınlar botoksu birkaç kez tekrarlarlar. Ama bu durum isteğe göre değişkenlik gösterebilir. Ayrıca seanslar çoğaldıkça kasların eski fonksiyonlarına dönme süresinin uzaması ve tam olarak dönememeleri gibi bir durum da ortaya çıkabilir. Bundan dolayı bir kaç seanstan sonra bu kırışıklıklar eski derinliğini yitirmeye başlayabilir.

Botoks Yılan Zehirinden Mi Yapılır?

Estetikte uzun yıllardır kullanılmasına rağmen botoks hakkında yanlış söylentiler mevcuttur. Botoks, sanılanın aksine yılan zehri ile değil laboratuvar ortamında özel bir bakteriden elde edilir. Bu bakteri “botulinum toksin” denilen bir madde salgılar ve söz konusu madde kasın kasılma görevini ortadan kaldırıp daha gergin görünmesini sağlar. Doz aşımı yapılmadığı sürece insan sağlığını tehlikeye sokacak bir durum da yaratmaz. Dolayısıyla doğru ellerde, doğru dozda kullanılması önemlidir. Estetikte yüz gençleştirme ve aşırı terlemeyi önlemek için kullanılan botoks, her işlem için belli oranda başka bir maddeyle sulandırılır ve özel dozlarda uygulanır.

Botoks Hangi Bölgelere Uygulanır ve Etkili Olur?

Botoks ile kaşlar isteğe göre 1-2 milimetre kaldırılabilir. Botoks ile kasların fonksiyonları durdurulur yani kasılmaları engellenir. Botoksun vücutta etkili olduğu bölgeler:

  • Alın çizgileri,
  • Kaşların arasındaki çizgiler,
  • Göz kenarlarındaki kırışıklıklar,
  • Alt göz kapağı,
  • Dudak kenarları,
  • Çene ucu,
  • Boyun kırışıklıkları,

Yıpranmış Saçlar İçin Çözüm

Yıpranmış vekuru saçlar için aşağıda 10 maddede sizlere tavsiyeler sunuyoruz. Bu 10 madde saçlarınızı canlandıracak.

saç bakımı kuru yıpranmış saçlar saç dökülmesi (3)

İyi  bir nemlendirici şart
Birçok ürünün etiketinde nemlendirici yazar. Ama gerçekte bu ürünler saçınızın sadece yumuşak olmasını sağlar. Argan yağı, doğal zeytin yağı, gliserin ya da shea yağı gibi ürünler kullanmaya özen gösterin. Ama içeriğinde mineral yağı ve vazelin olan şampuanlardan uzak durun.

Sıcaklık: Dost mu düşman mı?
Isı saça pürüzsüz şekil vermek için başvurulan yöntemdir. Ama tabiî ki fön makinesi, saç maşası, saç düzleştiricilerinin saça verdiği zararlara karşı saçı korumak gerekir. Saçınız nemliyken ısıya karşı saçınızı koruyan saç bakım ürünleri kullanın. Eğer saçınız ince telliyse saçınızı şekillendirmek için kullandığınız makinelerin ısısını düşürün. Biraz daha kalın telli olan saçların ince telli saçlara göre ısıya karşı dayanıklılığı vardır.

saç bakımı kuru yıpranmış saçlar saç dökülmesi (2)

Hava durumuna dikkat edin!
Saç tipiniz ne olursa olsun dışarıdaki hava durumu saçınızı etkileyecektir. Çok soğuk ve çok sıcak hava saçların kurumasına neden olur. Kuru saçlarınız için özel saç kremi ve şampuan kullanın. Hava koşulları kötüyse saçlarınızı koruyacak şapka türü giysiler kullanın.

Saçlarınızdaki kırıkları kesin
Saçınızdaki kırıkları kestirmekten korkmayın! Baş parmak genel kuralı: Saçınız özellikle ısı veren şekillendirme işlemlerine maruz kalıyorsa, her 6-8 haftada bir saç uçlarınızdan bir parmak uzunluğunda kestirmelisiniz. Uzmanlar saçı evde makasla kesmenin doğru olmadığını söylüyorlar. Saçın arka tarafının şeklini vermek evde neredeyse imkansız olabilir.

Saçınıza yağ uygulayabilirsiniz
Saçınız çok kuru ise jojoba ya da hindistan cevizi yağını saçınızda deneyebilirsiniz. Nemli saça birkaç damla sürerek birkaç dakika bekletin. Sonra nemlendirici bir şampuan ve saç kremi ile saçınızdaki yağdan arınana kadar saçınızı durulayın. Daha fazla etki görmek istiyorsanız saçınıza bir gün izin verin ve hiçbir şekillendirici uygulama yapmayın. Hatta kendiliğinden kurumasına izin verin.

saç bakımı kuru yıpranmış saçlar saç dökülmesi (1)

Saçınızı yatmaya hazırlayın
Saçınıza uyurken bile iyi davranmayı ihmal etmeyin. Uyumadan önce saçınızı bir fırça ile tarayarak saçlarınızdaki karışıklığı düzeltin. Fırçalama saç derisindeki yağların yayılmasını sağlar. Eğer saçlarınız uzunsa gevşek bir topuz yaparak uyuyun. Eğer saçınız kısaysa ipek bir yastık kılıfı üzerinde uyuyun. Çünkü bu daha az sürtünmeye neden olacaktır.

Saçınızı kimyasal işlemlerle yakmayın
Kimyasal işlemler saçın nemini alır ve saça zarar verirler. Eğer saçlarınız çok fazla kimyasal işleme maruz kalırsa saç matlaşır ve kıvırcık olmaya dönebilir. Saç renginizi doğal saç renginizin üç ton açığı veya koyusu çevresinde kullanın.

Mutfakta saç maskesi hazırlayın
Küçük bir kase içinde eşit miktarda bal ve zeytinyağını karıştırarak bir saç maskesi hazırlayabilirsiniz. Kokusu güzel olan bu karışımı saçlarınıza uygulayın. Maskeyi saçınıza yedirerek uygulayıp 30 dakika streç film sarın ve bekleyin. Sonra şampuan ve saç kremi ile saçlarınızı yıkayın. Bunu en az ayda bir kez ya da yapabiliyorsanız haftada bir kez yapın.

Her gün şampuanlamayın
Her gün saçlarınızı yıkamak isteyebilirsiniz. Ama kafa deriniz yağlı olmadığı sürece buna hiç gerek yok. Sık sık şampuanla yıkamayın. Bir gün şampuanla yıkıyorsanız bir sonraki gün saçınızı yıkadığınızda yalnızca saç kremi kullanabilirsiniz.

Saç diyeti uygulayın
Saçınız da sağlıklı yağlar ister! Yani avokado, somon ve zeytin yağını bol bol tüketin. Bu gıdalarda kuru saç derinizi tıka basa nemlendirecek kadar yağ asidi bulunur.

Daha önce yayınlamış olduğumuz makalelerede göz atmanızı tavsiye ederiz.

Saçı Hızlı Büyütmek ve İncelmeyi Önlemek İçin İpuçları

Saç Dökülmesine İyi Gelen Yiyecekler

Saç Dökülme Nedenleri ve Tedavisi

 

Cilt Lekesi Tedavileri

Leke tedavisinde çok çeşitli lazerler kullanılır. Bu lazer cihazlarının başarı oranı, doğumsal lekelerde daha düşük; güneş lekelerinde, akne izlerinde, çillerde ve foto yaşlanma izlerinin giderilmesinde ise daha yüksektir.

cilt bakımı , cilt sağlığı , kimyasal peeling , cilt lekeleri , deri lekeleri , cilt , cilt hastalığı , güneş lekeleri , hamilelikte cilt lekeleri , gebelik lekeleri , dermatoloji

Kadınlar doğum lekelerinden de şikayetçi olabilir. Bu lekeler gebelik döneminde, hormonal değişikliklerden ya da gebelik öncesinde kullanılan doğum kontrol haplarından dolayı oluşabilir. Özellikle de yüz bölgesinde ve esmer tenlilerde bu durum görülür. Bu durumda lazerle soyma işlemi yapılır. Kimyasal peeling’le de lazer tedavisine destek olunarak olumlu sonuçlar elde edilebilir. Damarsal doğum lekelerinde ise ND Yag lazer kullanılır.