Karne Dönemi Çocuğunuza Destek Olun

Öncelikle karneyi çocuğunuzla birlikte değerlendirin. İyi bir karne almışsa bunun anlamı ve değerini kavramasına yönelik kendisiyle konuşun. Kötü bir karne almışsa da nerede hata yaptığını, bu hataları düzeltme konusunda yalnız olmadığını ve ailesinin hep yanında olduğunu hissettirin.

Çocuğunuzun karnesi sizin de karneniz

Karne bir sürecin son basamağı ve sonuçlardan ailenin de kendini sorgulaması gerekiyor. Karne ile gelen sonucun ne kadarının çocuğu yansıttığı, ne kadarının aile içi ilişkilerle ilgili olduğunu saptamak önem taşıyor. Bu nedenle çocuğun başarı ya da başarısızlığında mutlaka ailenin de payı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Üzerinize düşen sorumluluklar konusunda tekrar düşünmeye çalışın.

 

Onu dinleyin

Başarısızlık durumunda ebeveynlerin en sık yaptığı hata, öfkeyi kontrol edememe ve çocuğu dinlemeyi reddetme oluyor. Aslında başarısız olması için sayısız neden sunabilen çocuk, bu sonuçtan ebeveynini bile suçlayabiliyor. Bu nedenle konu ne olursa olsun önce mutlaka çocuğu dinleyin. Yılın kısa bir özetini size anlatmasını isteyin. Hangi deneyimleri kazandığını, mutlu olduğu, hayal kırıklığı yaşadığı, eğlendiği, üzüldüğü şeyleri hatırlamasını sağlayın. Farkındalık kazanmasına yardımcı olun ve sonucun değil sürecin önemini anlamasına destek olun. Durum değerlendirmesi yaptıktan sonra mevcut hatalar ve sorunları birlikte belirleyip, çözüm önerileri getirip yıl içinde yapabileceklerini birlikte planlayın.

 

Yol gösterici olun

Küçük yaşlarda alınan ilk karneler daha çok oyun ve motivasyon amaçlı iken, ortaokul ve lise gibi bir sonraki basamakta daha değerli hale geliyor. Çünkü ileriki sınıflarda notlara verilen önem ailenin ve okulun tutumuna göre artıyor. Dolayısıyla ebeveynlerin karneleri değerlendirirken sergilediği tutum ve davranışlarda çocuklarının yaşını dikkate almaları gerekiyor. Küçük çocuklarda şefkatli ve destekleyici, yol gösterici bir tutum sergilemek önem taşıyor. Ancak, daha büyük çocuklarda ve gençlerde çözüm önerisini onlara bırakmak daha doğru bulunuyor.

Pozitif olun, abartılı söylemlerden kaçının

Başarılı çocuk, bütün bir yıl boyunca emeğinin karşılığını alabilecek olmanın heyecanı içerisindedir. Sadece karnesindeki takdir yeterli olmayabiliyor, ebeveynlerinden de hak ettiği takdiri görmek istiyor. Bu nedenle ona başarı öyküsünü özetlemek ve yaşadığı hayal kırıklıklarını nasıl aştığını hatırlatmak önemli. ‘Zaten bu senin görevin’ gibi sert cümleler yerine, ‘bir öğrenci olarak üzerine düşen görevleri çok güzel bir şekilde yerine getirdin, tebrik ediyorum, bu bizi de çok mutlu ediyor’ demek daha pozitif bir yaklaşım olabilir. ‘Zaten sen dünyanın en zeki, en akıllı, en başarılı çocuğusun, başka türlü bir karne beklenemezdi’ gibi realiteden uzak, abartılı ve beklenti düzeyi çok yüksek söylemlerden de kaçının.

Peki çocuklarımız başarılı olduklarında hiç ödüllendirmeyecek miyiz? Çocuğunuzla gurur duyduğunuzu mutlaka belirtin. Maddi ödüllerden çok birlikte zaman paylaşmak, tatil yapmak gibi manevi ödüllere yönelmeye çalışın. Fakat uzun süredir hevesle beklediği hediyeler de yaşına uygun olmak suretiyle verilebilir. Bu sayede, beklemeyi, başarmanın verdiği keyifle hak etmeyi öğrenir ve kazandığı ödülün kıymetini daha iyi anlar. Büyük ve aşırıya kaçan ödüller beklentilerini her seferinde daha da arttırarak memnuniyetsiz olmasına neden olabilir. Bu durumda ders çalışmamak için büyük ödülden vazgeçmek seçenek haline getirebilir.

Emziren Anne ve Seks Hayatı

Uzun ve heyecanlı bir bekleyişle hayatına giren bebek, kadının tüm hayatını bir anda değiştiriyor. Kadın mı anne mi ikilemi için de kalan kadının seks hayatında neler değişiyor? İşte emziren annelerin seks hayatı ile ilgili merak ettikleriniz… Doğumla birlikte yepyeni bir dünyanın kapılarını açan çiftler doğal olarak bir bocalama yaşıyor. Özellikle de lohusalık dönemi yaşayan ve bebeğine alışmaya çalışan kadın…

DOĞUM SONRASI ANNE ADAYI NELER YAŞAR?

Kaygılarla örülü bir dönem olan lohusalık, bol soru işaretli, zaman zaman sıkıntılı. Lohusalık, doğum sonrası bebeğin eşi dediğimiz plesantanın dışına çıkması ile başlıyor ve doğumdan sonraki 6 hafta (42 gün) boyunca sürüyor. Bu dönemde kadında gerek fizyolojik gerekse psikolojik sorunlar olabiliyor. Doğum sonrası kadında bir hoşnutsuzluk hali, mutlu olamama, uyku ve beslenme sorunları, yoğun kızgınlık, endişe ve kaygı gibi duygusal git geller görülebilir. Kimi annelerde ise sorunun boyutlarının büyüdüğünü, bebeğini emzirmekten kaçtığını hatta onu reddettiğini bile görebiliyoruz. Doğumla birlikte iş hayatından uzaklaşan, çalışan kariyer sahibi bir kadının ise kendini değersiz hissetmesine yol açabilir.

Hamile Kadın Seks Hayatı

DOĞUM SONRASI YATAK ODALARINDA NELER OLUYOR?

Doğum sonrası yatak odalarında çiftler arasında bir uzaklık peydah oluyor. Bu bazen kısa sürüyor bazen de uzadıkça uzuyor. Çocuk sahibi olmak kadına anne ve kocaya baba sıfatlarını verirken yeni sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Özellikle kadın anne kimliğini ön planda tutarak zamanının çoğunu bebeğine ve onun ihtiyaçlarına ayırıyor.

LOHUSALIK DÖNEMİNDE CİNSEL İSTEKSİZLİK YAŞANIYOR

Lohusalık dönemindeki kadın psikolojik nedenlerle cinsel isteksizlik yaşayabiliyor. Cinsel isteksizliğin nedeni estetik kaygılar da olabilir. Aldığı kilolar nedeniyle kadın kendini çekici, güzel hissetmeyebilir. Kocalar ise eşlerinin yaşadığı bu zorlu dönemde onlardan uzaklaşabiliyor. Erkeklerin bu dönemde sabırlı olmaları ve eşlerine anlayış göstermeleri gerekiyor. Zira anne olan kadın, bebeği ile bütünleştiğinde lohusalık sendromunu atlatıyor ve hayatı normale dönüyor. Bazen bazı riskler nedeniyle hamilelik döneminde doktoru tarafından cinsel perhiz verilen kadın, doğum sonrasında da isteksizlik yaşayabiliyor. Ancak kadın bir süre sonra eşinin de desteği ile unuttuğu ve yokluğuna alıştığı cinselliğin aslında ne kadar harika olduğunu hatırlayacaktır.

GÖĞÜSLEREDEKİ HASSASİYETE DİKKAT!

Emziren annenin göğüsleri çok hassas olacağından cinsel birleşme sırasında eşlerin buna dikkat etmesi gerekir. Ayrıca vajende kuruluk ve açılma zorluğu olacağından kadının rahat edeceği pozisyonlar tercih edilmelidir.

Hamilelerde Cinsel İlişki

Sevgilinin İlgisini Canlı Tutmak İçin 6 Öneri

Partnerinizin size olan ilgisinin giderek azaldığından mı şikayetçisiniz? İşte, sevgilinizin ya da eşinizin size olan ilgisini canlı tutmak için öneriler… İlişkilere başlayana kadar emek verip, sonra onların önemini unutmamız en büyük yanılgılarımızdan biri… Eşimizi ya da sevgilimizi hep bizler için “cepte” olan kişiler olarak düşünürüz. Arabamızın bakımını yaptırmadığımızda sorunlar yaşamaya başlarız, ilişkilerimize de gereken bakımı yapmadığımızda problemler hayatımızda kendini göstermeye başlar. Sonra da panikle “partnerimizi ilgiye boğmaya” çalışırız. Hepimiz korkuyla, endişeyle beslenen davranışlarımızın istediğimiz sonuçları doğurmadığını deneyimlemişizdir. Peki, ilişkinize doğru bakımı nasıl yapabilirsiniz? İşte, partnerinizin ilgisini üzerinizde tutmanın yolları…

cinsellik-partner

 

1- YANLIŞ SORUYU SORMAYI BIRAKIN

Doğru soru sizi cevaba, yanlış soru ise daha fazla sorun yaşamaya götürür. Partnerinizi seviyorsunuz ilişkiniz sizin için önemli ve bunun devamlılığını istiyorsunuz. “Onu nasıl kaybetmem?” , “Benden sıkılmaması için neler yapmalıyım?” gibi soruları sormayı bırakın; “İlişkimize nasıl bakım yapabilirim?” , “Bu hafta sonu ne yaparsak bize iyi gelir?” gibi soruları sormaya başlayın. Doğru soruyu sormaya başladığınızda, “Şile’de bir hafta sonu kaçamağı, çift masajı, sizin için en anlamlı mekanda akşam yemeği planı” gibi ilişkinize iyi gelecek öneriler aklınıza gelmeye başlayacak. Sevgiyle beslenen planınız ilişkinize bakım yapacak ve birbirinize duyduğunuz sevgiyi hatırlamanız için size ortam sağlayacaktır.

2- ÖNCE SİZ İLGİ GÖSTERİN

Sürekli partnerimiz “Romantik olsun”, “Sürpriz yapsın”, “Sevgisini göstersin” istiyoruz. Bunları göremediğimizde bazen çocuklaşıp trip atmaya, küsüp araya soğukluk koymaya başlıyoruz. Yapmak istediğimiz, küçük çocukların ilgi çekmek için nazlanmalarına benzese de fark etmek zorundayız ki biz küçük çocuklar değiliz! İlişkiler iki taraflı yaşanır. Yani karşınızdakinin size vereceği ilgi ve sevgi kadar, sizin de ona vereceğiniz ilgi, sevgi, anlayış, saygı ilişkinizin yürümesi için yapı taşıdır. “Önce o sevgisini göstersin, ben de ona ilgi göstermeye başlarım” cümlesini bir kenara bırakın artık. İlişkiler böyle yürümüyor. Siz ona ilginizi gösterin, sevginizi korkusuzca yaşayın, o da size sevgisini yansıtacaktır.

cinsellik-partner-erkek

3- KENDİNİZE GÜVENİN

İlişkinizi kendinize güveninizin gelmesi için aracı olarak görmeyi bırakın. “İki yarım bir tam yapar” sözü bağımlılık içeren ilişkiler için geçerlidir ve yarımlardan bir tanesi kendini iyileştirdiğinde tek başına yoluna devam etmeyi seçer çünkü artık karşı tarafa ihtiyacı kalmamıştır. Kim olduğunuzu, hangi özelliklere sahip olduğunuzu, ilişkiniz dışındaki kendinizi, “siz”i hatırlayın. Kendinizle baş başa kalın, yalnız içtiğiniz kahvenizin tadını çıkarın ve ne kadar mükemmel olduğunuzu kendinize söyleyin. Siz kendinize güvenip, kendinizi sevdikçe ve ışıltınızı yansıtmaya başladıkça partneriniz de sizde sevdiği özelliklerinizi hatırlayacaktır.

4- SAHİP OLDUKLARINIZA ODAKLANIN

“Partnerinizin ilgisinin bir gün biteceğinden” korkmak yerine, ilişkinizin güzelliklerine odaklanın. Hep negatifi görüp bir şeyleri düzeltme çabası içinde olmak, beyninizin ileride yaşanabilecek durumlara karşı sizi koruma alışkanlığıdır. Sürekli negatifi düşünmeyi bırakın, hayatınızda ve ilişkinizde sahip olduğunuz güzelliklere odaklanın, şükretmeyi unutmayın.

5- AÇIK İLETİŞİM KURUN

Varsayımlar, çıkarsamalar ve “Bence ….. düşünüyor” diye kurulan cümleler, ilişkilerin dibinde biten yaban otları gibidir. Temizlenmedikleri takdirde bir süre sonra ilişkinin beslenmesine engel olmaya başlar ve hatta ilişkinin açan çiçeklerini görmenize bile engel olur. Uzun yıllar birlikte olan mutlu çiftlerin benzer özellikleri incelendiğinde en göze çarpan özelliklerden birisidir “açık iletişim”. Partnerinizin nelerden hoşlandığını ya da hoşlanmadığını ondan öğrenin. Siz her gün onun için yemekler hazırlayıp onu mutlu etmeye çalışıyorken, onun sizin mutfakta harcadığınız saatler yerine onunla beraber oturup film keyfi yapmanızı tercih ettiğini öğrenirseniz belki siz de birbirinize zaman ayırmayı seçebilirsiniz, ne dersiniz?

6- MEDİTASYON YAPIN

“Meditasyon mu, sevgilimin bana ilgi göstermesini nasıl sağlar ki?” Ego konuşmaları geçmiş ve gelecekte yaşar. Yani, ilişkiniz ile ilgili komplo teorileri üretirken de, geçmişteki kötü olayları hatırlayıp bugün içiniz sıkılırken de yaptığınız bir kurguyu oynatmaktır. Bu kurgu “korku” ile beslenir ve uzun süre tekrarlandığında ise kendi kendini gerçek hayatta var etmeye başlar. Anda kaldığınızda ise sonsuz seçeneği ve muhteşem bir sevgiyi hissetmeye başlarsınız. Bu anları sıklaştırdığınızda da, mutlu olmayı yarına veya koşula bırakmadan her saniye hissetmeye başlarsınız. Peki, mutlu bir kadından daha seksi, daha sevgi dolu ve daha çekici birisi var mıdır? Aslında tek yapmanız gereken kendi önünüzden çekilmek; ilişkinize, partnerinize ve tabii ki kendinize sevgi vermek! Her sabah sadece 10 dakikanızı sevgiyi, sonsuzluğu hissetmeye, uzun derin nefesler alıp vermeye adayın ve partnerinizin aşık olduğu neşeli, çekici, mutlu kadın olun!

Kürtaj Türleri ve Riskleri

Kadın olsun, erkek olsun kürtaj kelimesini duymayan yok gibidir. Buna karşın yine pekçok kişi kürtajın sadece bebek aldırmak olduğunu düşünür. Oysa kürtaj en çok istenmeyen ya da zorunluluk durumunda gebeliğin sonlandırılması için uygulalan bir işlem olmasına karşın kelime olarak sadece bu işlem için kullanılan bir terim değildir.

Kürtaj kelime anlamı ile kazımak anlamına gelir. Örneğin diş hekimleri de diş etlerindeki lezyonarı temizlemek için kürtaj yaparlar. Sozcüğün doğru şekli kürtaj değil küretajdir. Ancak dilimize kürtaj olarak yerleşmiştir. Kadın Hastalıkları ve Doğum branşında kürtaj terimi rahim içerisinden herhangi bir dokuyu birtakım aletler ile kazıyarak alma işlemi için kullanılır. Bu dokular gebelik ürünü olabileceği gibi biopsi ya da tedavi amaçlı alınan dokular da olabilir.Kadın hastalıkları ve doğum bölümünce yapılan küretajlar iki aşamalıdır. Birinci aşama rahim ağzının genişletilmesi (dilatasyon), ikinci aşama ise küretajdır (curettage). Bu nedenle işlem için kullanılması gereken en doğru terim ingilizce Dilatation and Curettage kelimelerinin başharflerinden oluşan D&C’dir.Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kürtaj kadın doğum hekimlerinin en çok uyguladığı cerrahi işlemlerin başında gelmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir.

Türleri

Kürtaj (kadın hastalıkları ve doğum’da kullanıldığı şekliyle) rahim içinden doku almak anlamına geldiğine göre sadece gebelik sonlandırmak için yapılmaz.

Özellikle kanama bozukluklarında ve monopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı küretaj yapılabilir. Yine infertilite (kısırlık) araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak vb. amaçlı kürtaj uygulanabilir.

Gebelik Boşaltımı
Üreme çağındaki kadınlarda en sık uygulanan kürtaj şeklidir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması amacı ile yapılır.

Probe Küretaj
Kanama bozukluklarında ve özellikle menopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı yapılan işlemdir. Özel aletler (küret) ile rahim içi, bazal tabakaya kadar kürete edilir (kazınır). Şiddetli ve uzun süreli kanamalarda hem altta yatan sebebi tespit edebilmek, hem de kanamayı durdurmak için uygulanır. Bu açıdan bakıldığında aynı zamanda bir tedavi şeklidir. Bu işlem sayesinde endometrial hiperplazi, rahim kanseri, rahimde yaşa bağlı zayıflama (atrofi) teşhisi konabilir.

Fraksiyone küretaj
Uygulanış amacı probe küretaj ile hemen hemen aynıdır. Ancak burada rahimin içini döşeyen endometrium tabakasından ve rahim ağzının içini döşeyen endoservikal kanaldan ayrı ayrı örnekler alınır ve pataolojik tahlile gönderilir. Özellikle rahim kanseri ve rahim ağzı kanserinin ayrımında önemli bir teşhis aracıdır.

Endometrial Dating
İnfertilite teşhisinde yumurtlamanın olup olmadığını anlayabilmek için adet siklusunun 21. gününde endometriumdan örnek alınır. Yumurtlamadan sonra salgılanan progestron hormonunun etkisi ile endometrium sekresyon (salgılama) fazına girer. Endometrial dating’de amaç endometrium durumunun adet siklusu ile uyumlu olup olmadığı anlamaktır. Bu amaçla rahim içinden özel bir küret ile tek bir örnek alınır.

Revizyone küretaj
Kendiliğinden olan bir düşükten sonra içeride kalan parçaları temizlemek için yapılan küretaja verilen isimdir. Düşüğün tam olduğu yani içeride parça kalmadığı düşünülse bile revizyone küretaj yapılması prensiptir.

Ayrıca doğumdan sonra içeride plasenta parçaları kaldığından şüpheleniliyorsa, Boom küret adı verilen özel küretler ile kalan parçalar alınır. Bu işlemde revizyone küretaj olarak değerlendirilir.

Nasıl yapılır

Hayatında ilk defa kürtaj olacak kadınlar işlemin nasıl yapıldığını bilemedikleri için büyük korku yaşarlar. Bazı kadınlar daha önceden bu tür bir operasyon geçirmiş arkadaşlarından duydukları sayesinde konu hakkında bilgi sahibi olabilirler. Bu bölümde kürtaj işleminin nasıl yapıldığı ayrıntıları ile anlatılmaktadır.

Kürtaj genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılabilir. Lokal anestezi uygulandığında rahim ağzının her iki yanına ilaç enjekte edilir. Bu anestezi sadece rahim ağzı özel bujiler ile dilate edilirken duyulan ağrıyı digerdiğinden, lokal anestezi ile yapılan işlemlerde acı duyulabilir.

Bizim tercihimiz kürtajın genel anestezi ile yapılması yönündedir. Bu sayede hem hasta ağrı ve acı duymaz, hem de işlemden kaynaklanan komplikasyon riski en aza indirilmiş olur.

Kürtaja karar vermeden önce sadece pozitif olan gebelik testine itbar edilmemeli, mutlaka ultrason ile gebeliğin varlığı ve rahim içinde yerleştiği teyid edilmelidir.

Kürtaj ilk olarak muayene ile başlar. Bu aşamada kişi idrarını yaparak mesanesini boşalttıktan sonra iç çamaşırını çıkartıp muayene masasına geçer. İdeal olan kişinin bu aşamadan önce özel önlükler giymesi ve kendi kıyafetleri ile işlem odasına girmemesidir. Jinekolojik muayene masası özel bir masadır ve kişinin işlem için en uygun pozisyon olan lithotomi pozisyonunda, yani bacaklarını özel bölümlere yerleştirerek yatmasına olanak verir. Eğer genel anestezi uygulanacak ise hastaya bu aşamada ince bir katater yardımı ile damar yolu açılır ve anestezi uzmanı bir hekim tarafından ilaç verilir. Hasta birkaç saniye içinde uyur. Önemli olan anestezinin kadın doğum hekimi ya da bir başkası tarafından değil bu konuda tecrübeli bir anestezi uzmanı tarafından verilmesidir.

Hasta uyuduktan sonra pozisyon verilir ve ilk önce rahimin durumunu ve büyüklüğünü değerlendirmek için jinekolojik muayene yapılır. Rahimin özellikleri anlaşıldıktan sonra vajinal spekulum yerleştirilir. Spekulum ile rahim ağzı görünür hale gelir. Vajina ve serviks antiseptik solüsyonlar ile yıkanarak olası bir enfeksiyona karşı önlem alınır. Lokal anestezi uygulanacak ise bu aşamada yapılır ve serviksin her iki yanına ilaç enjekte edilir. Daha sonra serviks yani rahim ağzı tenekulum ya da tekdişilli adı verilen bir alet ile tutulur. Bu işlem ağrı verebilir. Tenekulum çekilerek rahimin düz bir hale gelmesi sağlanır.

Buji adı verilen aletler yardımı ile rahim ağzı genişletilmeye başlanır (dilatasyon). Bunun için mümkün olan en ince buji kullanılır. Bujiler çaplarının milimetre cinsinden büyüklüğüne göre numaralandırılır. Genelde 6 ya da 7 numara bujiye kadar dilate edilir. İşlem daha önce doğum yapmış olanlarda kolay olmakla birlikte, şahsi tecrübelerimize göre gebe kadınlarda rahim ağzı zaten 6-7 milimetre dilate olmuş olduğundan çoğu kadında dilatasyona gerek kalmaz.

Dilatasyon işlemi tamamlandıktan sonra plastik kanüller rahim ağzından geçirilerek, rahim boşluğuna ulaşılır. Bu kanüller meşrubat içmek için kullanılan pipetlere benzerler. Kanül yerleştirildikten sonra, ucu bu amaç için üretilmiş 60 santilitrelik, vakum yaratan özel enjektöre bağlanır. Enjektörün düğmesi açılarak negatif basınç oluşması sağlanır ve enjektör ileri geri hareket ettirilerek rahim içi temizlenir. Bu işlem lokal anestezi altında hastaya oldukça rahatsızlık ve acı vermektedir. Rahim içi tamamen temizlenene kadar işleme devam edilir. Eğer içeride parça kalmasından şüphe edilir ise kesin küretler ile kavite iyice temizlenir. Eskiden kullanılan bu küretler günümüzde artık pek tercih edilmemektedir. Hem rahim delinmesi hem de işlem sonrasında rahim iç zarlarının yapışmasına bağlı ileride gelişebilecek kısırlık ihtimali keskin küretler ile çok artmaktadır. 10 haftalıktan küçük gebeliklerin sonlandırılmasında keskin küretlere gerek yoktur. Eğer tıbbi bir neden ile ve hekimler kurulu kararı ile 10 haftadan büyük bir gebeliğin sonlandırılmasına karar verilmiş ise bu işlem daha büyük kanülleri vakum cihazlarına bağlayarak yapılır ve ardından keskin küretler ile parça kalıp kalmadığı kontrol edilir.

Biopsi amaçlı yapılan kürtajlarda da en ince kanüller kullanılabilir. Ancak burada ince kesin küretlerin tercih edilmesi patolojik tanı açısından daha yararlı olabilir.

Kavitede parça kalmadığından emin olunduktan sonra kanüller ya da küretler çıkartılır. Tenekulum yerinden alınır ve eğer çıktığı yerde kanama varsa baskı uygulanarak durdurulur. Vajina tekrar antiseptik solüsyonlar ile yıkanır. Ardından spekulum çıkartılır.

İşlem lokal anestezi ile yapılmış ise hasta 5-10 dakika dinlendikten sonra kalkabilir ve gidebilir. Genel anestezi uygulanmış ise hasta uyandırılır. Uyanma süresi genelde kullanılan ilaca bağlı olarak 5-10 dakika kadar sürer. Hasta 60-120 dakika kadar dinlendikten sonra evine gidebilir.

Eve giderken hiçbir kimse kişinin kürtaj olduğunu anlayamaz. Dışarıdan fark edilebilecek herhangi bir belirti yoktur. Evine gönderilen hastaya antibiyotik, ağrı kesici ve kanama azaltıcı ilaçlar verilebilir. Hasta genelde 1 hafta sonra ultrason kontrolüne çağırılır.

Kürtaj sonrası 2-3 gün kadar kanama olabilir. Ancak hiç kanama olmaması da anormal bir durum değildir ve inceleme gerekmez. Kanama olmamasına rağmen şiddetli ağrılar var ise inceleme gerekir.

Kürtaj basit bir işlem olmakla birlikte, bana göre muayenehane ya da poliklinik şartlarında değil hastane şartlarında yapılmalıdır.

Kürtajın Riskleri

Tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi ister genel anestezi ile ister lokal anestezi ile yapılsın küretajın da birtakım riskleri vardır. Bunlar anesteziye bağlı riskler ve işleme bağlı riskler olarak 2 ye ayrılır.

Anesteziye Bağlı Riskler
Lokal anestezi ile yapılan işlemlerde en önemli risk işleme başlarken rahim ağzı özel bir alet yardımı ile tutulduğunda duyulan ağrı nedeni ile ani tansiyon düşmesi ve bayılmadır. Vazovagal senkop adı verilen bu durum oldukça sık görülür. Yine duyulan çekilme hissi nedeni ile bulantı ve kusma görülebilir.

Genel anestezinin riskleri ise hastanın yaşı, genel sağlık durumu, var olan sistemik hastalıkları, allerjik öyküsü gibi faktörlere bağlıdır. Bu faktörlerden doğan riskleri en aza indirmek için genel anestezi mutlaka ve mutlaka bir Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı tarafından verilmelidir. Bu uzman hastanın durumuna göre en uygun ilaç ya da ilaçları seçecek bilgi ve tecrübeye sahiptir. Genel anestezi ile yapılacak olan işlemlerin muayenehane ya da poliklinik değil hastane şartlarında yapılması daha uygun olur.

İşleme bağlı riskler
Rahimin delinmesi (Rüptür)
Gebe bir rahim, gebe olmayan bir rahim’e göre çok daha yumuşakdır. Bu nedenle işlem esnasında yapılan dikkatsiz ve sert bir hareket rahimin delinmesine neden olabilir. Rahim delindiği fark edildiğinde hemen işleme son verilir ve hasta müşahade altına alınır. Eğer delinen bölgeden karın boşluğu içine kanama oluyor ise hastada spesifik belirtiler ortaya çıkar. Bu durumda acilbir ameliyat gereklidir. Hastanın karın boşluğu açılarak delinen yer onarılır. Çoğu rüptür vakasında delinme uterusun fundus bölgesinden olduğu için kanama olmaz ve delinen bölge bir süre sonra kendiliğinden kapanır. Eğer işlem esnasında rüptür olduğu fark edilmez ise barsaklar, mesane, rektum gibi organlar hasar görebilir ve bu durumda hastada hayati tehlike yaratacak boyutlara varabilecek riskler doğar. Bu durumda acil bir ameliyat ile zedelenen dokuların onarılması hayat kurtarıcıdır.

Rahim delinmesi işlem dikkatli yapıldığı taktirde son derece nadir görülen bir komplikasyondur. Risk gebelik yaşı büyüdükçe artar.

Rest plasenta
Küretajın en sık görülen komplikasyonu halk arasında parça kalması olarak anılan “rest” durumudur. Belirli bir sure sonra ortaya çıkan fazla miktarda olan ve kesilmeyen kanama ile kendini belli eder. Tedavide yeniden küretaj gerekir. Ciddi bir tehlike yaratmaz. 5 haftadan küçük ve 10 haftadan büyük gebeliklerde daha fazla görülür.

Enfeksiyon
Diğer bir komplikasyon ise enfeksiyondur. Genelde işlemden 5-6 gün sonra ortaya çıkar. Gelişen enfeksyon tüplere kadar yayılırsa tüplerde yapışıklık ve tıkanıklığa sonuçta da kısırlığa neden olabilir. İşlem esnasında hijyen ve sterilite kurallarına uyulursa risk azalır. Bazen kişinin kendisinden kaynaklanan faktörler neticesinde enfeksiyon ortaya çıkabilir. İdeal olan her kürtaj işleminden sonra koruyucu amaçlı antibiyotik tedavisi uygulamaktır.

Gebeliğin devamı
Çok küçük gebeliklerde bazen gebelik ürünü boşaltılamayabilir ve olay devam edebilir. 5 haftalıktan küçük gebeliklerde daha sık görülür.Fark edildiğinde 1 hafta sonra işlemin tekrarı gerekebilir. Bu nedenle kürtajın en erken 5-6. haftalarda yapılması uygun olur.

Rahim içinde kan birikmesi (Hematometra)
Son derece nadir görülen bir durumdur. İşlem sonrası rahim ağzı sımsıkı kapanır ve kan rahim içinde birikir. Oldukça ağrılı bir durumdur. Rahim ağzının ince bir buji ile açılması sorunu çözer.

İşlemin yapılamaması
Bazen daha önceden geçirilmiş operasyonlar ya da rahimdeki şekil bozukluklarına bağlı olarak rahim içerisine katater sokulmaz ve kürtaj yapılamaz. Böyle bir durumda hasta anesteziden uyandırılır, ağzıdan ve vajinalyoldan uygulanan bazı ilaçlar ile rahim ağzının açılması sağlanır ve daha sonra kürtaj gerçekleştirilir.

Yapışıklık
Bir başka risk ise küretaja bağlı gelişen ve Asherman sendromu adı verilen durumdur. Burada rahimin iç duvarlarında yapışıklıklar ve dolayısı ile adet kanamasında azalma ve hatta kısırlık görülebilir. Nedeni metal küretler ile rahimin gereğinden fazla kazınmasıdır. Tanısı rahim filmi çekilerek konur.Tedavisi cerrahidir.

Aşırı Kanama
Özellikle büyük gebeliklerde işlem esnasında aşırı miktarda kanama olabilir. Kanama durdurulamaz ise hasta şok tablosuna girebilir. Oldukça nadir görülen bir durumdur.

Adet gecikmesi
Kürtaj sonrasi ilk adet genelde 4 hafta sonra görülür. Kürtajın yapıldığı gün adet kanamasının ilk günü olarak kabul edilir ve normalde kaç günde bir adet görülüyor ise o kadar süre sonra ilk adetin olması beklenir. Nadiren bu süre 60 güne kadar uzayabilir. Eğer beklenen günde adet görülmez ise mutlaka jinekolojik değerlendirme gerekir. Eğer adet gecikmesine gebeliğin devamı, Asherman Sendromu gibi bir komplikasyon neden olmamış ise ya da gebelik devam etmiyor ise ilaçlar ile adet kanamasının olması sağlanır.

Kürtajın tüm riskleri gebelik haftası büyüdükçe artar. Bu nedenle kürtaja karar verildiğinde yasal sınır olan 10. haftanın geçirilmemesi gerekir. 10 haftadan büyük gebelikler illegal olduğu için genelde hastane şartlarında değil izbe muayenehanelerde uygulanmaktadır. Bu durumda zaten artmış olan risklerin daha da katlanmasına olanak sağlar. Medyada büyük gebelik sonlandırılırken hayatını kaybeden pekçok genç kadının haberleri maalesef sıkça yer almaktadır. Adet gecikmeniz olmasa bile gebelik şüpheniz varsa mutlaka bir jinekoloğa müracaat ediniz.

İşlemden önce:

İşlemin yapılacağı merkeze mümkünse yanınızda işlemden sonra size eşlik edebilecek bir arkadaşınızla geliniz.
İşlemden 6 saat öncesinden ağızdan birşey almayınız. Buna su da dahildir.
İşlem odasına alınmadan önce mutlaka tuvalate giderek mesanenizi boşaltınız.
İşlemden sonra

İşlemden sonra ayılma odasına alınarak burada 30-60 dakika kadar dinleneceksiniz.
İşlem sonrası normal bir şekilde evinize ya da işinize gidebilirsiniz. Doktorunuz başka bir şekilde önermediyse herşeyi yiyip içebilirsiniz. Bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur. Uzun süredir aç olduğunuz için şekerli birşeyler yemenizde yarar vardır.
Genel anestezi sonrası 6-8 saat araba kullanmak gibi dikkat isteyen aktivitelerde bulunmamanız uygun olacaktır.
İlk 1-2 gün adet sancısı benzeri ağrılarınızın olması normaldir. Bu durumda doktorunuzun size önereceği ağrı kesicileri alabilirsiniz.
Doktorunuz operasyon sırasında size koruyucu antibiyotik yapmamış ise daha sonra kullanımınız için reçete verebilir.Bu antibiyotiği doktorunuzun tarif ettiği şekilde kullanınız.
İşlem sonrası 3-4 gün kadar kanamanız olabilir. Kanama ile birlikte ufak pıhtı ya da parçalar da düşebilir. Bu tamamen normal ve beklenilen bir durumdur.Buna karşılık kanamanın olmaması da anormal bir durum olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle kanamanız olmasa da endişelenmeyiniz.
İşlem yapılan günü son adet kanamanızın ilk günü gibi kabul edebilirsiniz buna göre yaklaşık 1 ay sonra ilk adet kanamanız olacaktır. Eğer 40 gün içinde adet görmezseniz mutlaka doktorunuzu arayınız.
Kanamanız devam ettiği sürece havuza, denize, jakuziye girmek sakıncalıdır. İşlemden hemen sonra duş şeklinde ayakta banyo yapabilirsiniz.
Kanamanız devam ettiği sürece cinsel ilişki sakıncalıdır. Kanamanız bittikten sonra ilişkiye girebilirsiniz.
Kanamanız adet kanamasından fazla miktarda olursa ya da ateşiniz 38 derecenin üzerine çıkarsa mutlaka doktorunuza haber veriniz.
Aksi belirtilmediği taktirde işlemden 1 hafta sonra kontrol randevunuza gidiniz
Kürtajın Yasal yönü

Ülkemizde gebelik sonlandırılması amacı ile yapılan küretajlar yasa ile tanımlanmış ve sınırlandırılmıştır. Buna göre 18 yaşından büyük ve evli olan kadınlar hem kendi hem de eşlerinin rızası ile küretaj olabilirler. Evli olmayan kadınlarda eş rızası aranmaz. 18 yaşından küçük kişiler ise ancak veli veya vasilerinin onayı ile kürtaj olabilirler. Kürtaj bir mahkeme sonucu verilmiş bir karar ise işlemden önce mahkeme kararının tebliği gerekir.

Yasal olarak kürtaj yaptıracak evli çiftlerin ve işlemi yapacak olan hekimin özel bir formu doldurmaları istenir.

Bebeğinizi Yaza Hazırlayın

Bebeğinizi kat kat giydirmeyin

Yaz aylarında yapılan en büyük yanlışlardan biri bebeği çok sıkı giydirmek ve çok sıcak tutmaktır. Oysa bebekler sıkı giydirmeye bağlı olarak çok terler ve sıvıyla birlikte tuz kaybederek hastalanabilir. Kendiniz nasıl giyiniyorsanız bebeğinizi de öyle giydirin

Mamasını sıcakta bekletmeyin

Gıdalar sıcakta çok çabuk bozulduğu için yaz aylarında besinlerin korunması önem taşır. Aileler, soğuk gıdanın bebeği hasta edeceği endişesi ile çoğu zaman bebek beslenmesinde kullandıkları malzemeleri iyi koruyamaz ve sıcakta bekletir. Bu da besinlerin çabuk bozulmasına neden olarak, bağırsak enfeksiyonları ya da ishallere yol açabilir.

Sivrisinek ve böcek sokmalarına karşı önlem alın

Yaz aylarında doğal ortamdaki canlılar arttığı için sivrisinek ve böcek sokmalarından bebeği korumak zorlaşabilir. Aynı zamanda bitkiler polenlerini saçar ve bu ortamda alerjik etkenler oluşur. Alerjenler çocukluk çağında cilt döküntülerine, gözde kızarmaya, solunum yolu hastalıklarına, astım ve nefes darlığına neden olur. Çocuğu doğal yaşamdan uzak tutmak mümkün olmasa da gerektiğinde müdahale edebilecek ilk yardım ekipmanları edinin.

Güneş ışınlarından sakının

Özellikle yaz aylarında güneşe çıkmadan 20 dakika önce bebeklerin cildine uygun doğal kremler uygulayın. Bebekler güneşin dik geldiği zamanlarda dışarı çıkarılmamalıdır, mümkünse gölgede tutun veya gölgelik görevi görebilecek şapka kullanın.

Giysilerini ilk kullanımdan önce yıkayın

Kıyafet seçiminde pamuklu, doğal liflerden üretilmiş giysiler tercih edin. Ayrıca yeni giysileri ilk kullanımdan önce yıkayın. Çünkü üzerlerinde tozlar ya da mantarlar olabilir. Diğer önemli nokta ise giydirilen kıyafetlerin bebeğin bedenine uygun olması… Özellikle sıcak günlerde bebeğe çok dar kıyafetler giydirmeyin.

Haftada bir şampuanla yıkayın

Özellikle çok terleyen bebeklerde teri uzaklaştırmak için sık sık yıkamak iyi bir yöntemdir. Fakat kullanılan şampuan ve duş jeline dikkat etmek gerekir. Çünkü bunların içindeki maddeler vücuttaki yağı alabilir. Bebekler her gün yıkayın ama duş jeli ve şampuan gibi ürünler haftada bir kullanın. Unutmayın, sadece suyla yıkamak bebeğin cildinin kurumasını önler.

Pişik ve isiliğini önleyin

Bebeklere aşırı sıcak ortamda çok kalın giysiler giydirildiğinde pişik ve isilik görülmesi kaçınılmazdır. İdrar yolu enfeksiyonları da pişiğe neden olabilir. Öte yandan aileler genelde çocuğun poposunu yıkadıktan sonra üşümesin diye hızla giydirirler. Oysa temizliğin ardından bölge iyice kurulanmalıdır. Bebeğin altını kapalı ve sıcak ortamdan uzak tutmak ve çok iyi kurulamak pişiği önleyebilir. Pişik oluştuğunda ise çinko içeren pişik kremleri kullanılabilir. Fakat buna rağmen geçmiyorsa doktora başvurmak gerekir.

Sevgililer Günü İçin 10 Hediye Önerisi

Sevgililer gününde sadece erkeklerin kadınlara hediye vereceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Karşılıklı olan her şey güzeldir diyerek sizlere kadınlardan erkeklere verilebilecek en güzel ve basit hediye önerilerini hazırladık.