Rahim ağzı kanseri riskiniz nedir?

Rahim ağzı, rahmi dış ortama bağlayan ince boyun kısmına verilen isimdir. Direkt olarak dış ortamla ilişkilidir. Dışarıdan gelen her türlü Mikrobik ve kimyasal ajanlara karşı doğrudan ilişki içindedir. Bu yüzden dışarıdan gelebilecek herhangi bir enfeksiyon burada bir takım değişikliklere yol açabilir. HPV denilen ve cinsel yolla bulaşan bir virüs, cinsel ilişki sonrasında rahim ağzındaki hücrelere yerleşebilir ve bu hücreler içerisinde bir takım kontrolsüz büyümelere yol açabilir. Rahim ağzı kanseri bu virüs tarafından meydana gelen kontrolsüz büyümedir. Rahim ağzı kanseri belirtilerini ve tedavisini Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör anlattı.

Rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı nedir?

Rahim ağzı kanseri kadınlar arasında ikinci sıklıkta görülen kanserdir. Her yıl dünya genelinde 500 bin yeni olgu ortaya çıkmaktadır. Ve yine her yıl 250 bin kişi bu kanser nedeniyle hayatını kaybeder. Rahim ağzı kanseri Türkiye’de kanserler arasında ise 8’inci sıradadır. Her yıl 1500-2000 civarında kadın bu kanserden dolayı hayatını kaybeder. Oysa rahim ağzı kanseri, önlenebilir bir kanserdir. Özellikle tarama ve aşı programları sayesinde bu kanserden korunmak mümkün.

Rahim ağzı kanserine sebep olan HPV virüsü nasıl bulaşır?

Rahim ağzı kanserine yol açan HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşır. Cinsel ilişki sonrasında virüs rahim ağzı hücrelerinin içine yerleşir. Kadınların yüzde 50-80’i, hayatlarının bir döneminde HPV enfeksiyonu ile karşılaşabilirler. Bağışıklık sistemimiz yüzde 90 ihtimalle bunları ihtimalle bunları 12-18 ay içinde ortadan kaldırır. HPV enfeksiyonu yaşamış olmak demek rahim ağzı kanseri olunacak anlamına gelmiyor. HPV enfeksiyonlarının kanserojen tipli olanları rahim ağzı hücrelerinde genetik değişikliklere yol açıp kanserojen değişikliklere götürebilirler. Bu süre yaklaşık 10-15 yıl kadar sürer. Dolayısıyla takip ve tarama yöntemleriyle hekimler, kanser olunmadan kanseri tespit edip önleyebilirler.

Rahim ağzı kanserinin semptomları

Rahim ağzı kanserlerinin erken dönemlerinde herhangi bir belirti görülmez. Genellikle erken dönem rahim ağzı kanserleri yapılan smear testleri sonrasında tesadüfi olarak tespit edilir. Eğer smear testi yaptırmıyorsanız rahim ağzı kanserleri erken dönemde tespit edilemeyebilir. İlerlemiş rahim ağzı kanserlerinde ise septomlar genellikle akıntı ve kanama şeklinde olabilir. Kanamalar ilişki sonrasında damla kanama şeklinde de olabilir kötü kokulu bir akıntıyla beraber gelen bir kanama şeklinde de olabilir. Eğer kanser çevre dokulara yayılmışsa o zaman da idrar ve dışkılama bozuklukları meydana gelebilir. Bacak ağrıları, şiddetli bel ve kasık ağrıları da görülebilecek belirtiler arasındadır.

Rahim ağzı kanseri tedavisi

Rahim ağzı kanseri tanısı konulduğunda ilk olarak hastalığın hangi evrede olduğu tespit edilmeye çalışılır. Eğer hastalık sadece rahim ağzı ile sınırlı olduğu, erken evrede olduğu düşünülüyorsa cerrahi tedavi uygulanır. Bu cerrahide vajenin üst kısmı, rahim ağzı ve rahim, gerekirse yumurtalıklar, rahmin etrafındaki dokular ve lenf bezleri çıkmak zorundadır. Bu tedavi tam olarak yapıldığında kişinin yaşam süresi uzar. Buradan alınan bölümler incelendiğinde rahim dışına çıkmış bir kanser yayılımı söz konusuysa kişinin radyoterapi ve kemoterapi ek olarak alması gerekebilir. Bazı durumlarda ise görüntüleme tetkikleri ve muayene esnasında hastalığın ileri evrede ve yayılmış olduğu baştan düşünülebilir. Bu durumlarda ise hiç cerrahi yapılmaz. Doğrudan radyoterapi ya da kemoterapi uygulanır.

 

Rahim Ağzı Kanseri Riski Nasıl Öğrenilir

 

Rahim ağzı kanseri önlenebilir kanser türlerinden bir tanesi. Hastalığın önlenmesinde en kritik nokta ise kişinin hastalığı yakından tanıması ve olası belirtileri fark ettiğinde doktora başvurması. Rahim ağzı kanserinde genetik yatkınlık da önemli olduğu için yakınlarında bu rahatsızlık olanların, belirti beklemeden kontrole gitmesi önem taşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Temizkan, aşağıdaki sorulardan herhangi birine yanıtı “evet” olanların doktora başvurmasını öneriyor.

Birinci derece yakınlarınızda (anne, teyze, hala ve kız kardeşler) rahim ağzı kanseri olan var mı?
Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanamanız oluyor mu?
Genital siğil veya cinsel yolla bulaşan infeksiyonunuz oldu mu? (genital herpes, HPV, genital siğil, virus, diğer)
Adet dönemi dışında damla şeklinde de olsa kanamalarınız oluyor mu?
Kötü kokulu, tekrarlayan veya geçmeyen vajinal akıntınız var mı?
Cinsel ilişki sırasında agrınız olmaya başladı mı?
Anormal smear test sonuçlarınız var mı?

HPV virüsünün neden olduğu rahim ağzı kanseri nedeniyle her yıl 250 bin kadın hayatını kaybediyor. İhmal edilmesi halinde can kayıplarına neden olan HPV virüsünün 200’den fazla türü bulunuyor ve bu virüs cinsel yolla bulaşıyor. HPV virüsü, rahim ağzı kanserinden dil ve bademcik kanserine dek birçok kansere yol açabildiği gibi, kanser HPV virüsü alındıktan yıllar sonra ortaya çıkabiliyor. Oysa dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanseri önlenebilir kanser türlerinden biri. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Bülent Arıcı, rahim ağzı kanserinden korunmak amacıyla yapılan smear, thin-prep ve CO-test hakkında bilgiler verdi.

Smear testi

Smear testi rahim ağzından sitolojik inceleme amaçlı sürüntü alma işlemidir. Bu test rahim ağzı kanserine dönüşebilecek hücresel değişiklikleri saptamaya yarayan en pratik ve en iyi tarama yöntemidir. Böylece erken tanıyla rahim ağzı kanserinden korunmak mümkün olur.

Smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzında kanser olmayan fakat fark edilmezse uzun yıllar sonra kansere dönüşme riski olan bazı lezyonları erkenden fark etmektir. Böylelikle erkenden tespit edilen bu lezyonlar tedavi edilir ve kansere dönüşmeden ortadan kaldırılır.

Smear testi nasıl yapılır?

Jinekolojik muayene sırasında özel bir çubukla rahim ağzındaki hücrelerden sürüntü şeklinde bir örnek alınır. İşlem aynen alttan muayene olur gibi jinekolojik muayene pozisyonunda ve jinekolojik muayene masasında yapılır. Muayene aleti (spekulum) takılır ve ufak bir çubukla rahim ağzından sürüntü alınır. Parça alma, parça koparma gibi bir işlem değildir, çubuk rahim ağzına sadece sürülür. Kişi, smear alınırken ağrı hissetmez. İşlem yaklaşık 1-2 dakika sürer.

Alınan sürüntüdeki hücrelerin cama sürülmesinden sonra üzerine sprey sıkılarak sabitlenir ve incelenmesi için patolojiye gönderilir. Bu sırada hücreler ezilir, katlanır, kan,mukus ve koyu akıntı içerisinde kalabilir. Bunlar sitopatoloğun mikroskopik incelemesini sınırlayan / zorlaştıran etkenlerdir. Yüzde 25 oranında yanlış sonuç verme ihtimali mevcuttur.

Thin-prep testi nedir?

Bu yöntemde çubukla alınan sürüntü cam üzerine sürülmez. Bu teknikte örnek bir sıvı içerisine toplandıktan sonra işlenirken kan, akıntı, iltihap hücreleri ortamdan uzaklaştırılır ve sitopatolog mikroskopta yalnızca rahim ağzından dökülen hücreleri inceleme imkanına sahip olur. Bu yöntemin 4 kez daha fazla duyarlı olduğu ve daha doğru sonuç verdiği yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Yanlış sonuç verme ihtimali yüzde 4’tür.

Test öncesi öneriler

Smear alınmasından önceki 2 gün süresince cinsel ilişkide bulunulmamalı. Vajinal ilaç, ovül, fitil, krem, sprey, tampon kullanılmamalıdır. Vajinal duş yapılmamalıdır yani vajina içerisi yıkanmamalıdır. Adet zamanı smear alınamaz. Kan, smear’in değerlendirilmesini engeller.

CO-test nedir?

Serviks kanseri taramasında smear testi ve HPV testinin aynı anda yapılması ve değerlendirilmesine cotest denir. Smear için alınan sürüntüden HPV DNA testi de çalışılır, HPV için ayrı bir sürüntü veya parça alınmasına gerek yoktur. İkisinin birden değerlendirilmesi sadece smear değerlendirmesine göre daha güvenilir sonuç verir, bu nedenle günümüzde 30-65 yaş arası kadınlara sadece smear testi yarine CO-test ile tarama daha çok önerilmektedir (HPV testi yapma imkanı varsa).

CO-test sonucunda smear testinin sonucu yani sitolojik değerlendirme ve HPV testi kombine halde değerlendirilir. Örneğin smear testinde anormallik izlenmesi ve aynı zamanda yüksek riskli HPV tiplerinin pozitif saptanması yüksek riskli bir durumu işaret eder ve buna göre tedavi planlanır. Ancak smear sonucu anormal olan bir kadında HPV DNA saptanmamışsa bu çok daha düşük riskli bir durumu ifade eder, tedavi veya takip de bunla orantılı olarak daha ılımlı şekilde planlanır. Hem smear hem de HPV DNA testinin normal görülmesi en risksiz durumu işaret eder.

Hangi test, kimlere, hangi yaşlarda yapılır?

Smear testine 21 yaşından itibaren başlanmalıdır. 21 yaşına kadar cinsel ilişkide bulunmamış kadınlara cinsel ilişki başladıktan sonra smear tahlili yapılmaya başlanır.
21 yaşından önce cinsel ilişkide bulunmuş kadınlarda smear testine yine 21 yaşında başlanır.
21-30 yaş arasında 3 yılda bir smear testi yapılması önerilir.
30 yaşından sonra smear testi ve HPV testi birlikte yapılır ( CO-test ). CO-test 30 yaşından 65 yaşına kadar 5 yılda bir yapılmalıdır. Eğer HPV testi imkanı yoksa yani CO-test yapılamıyorsa bu durumda sadece smear tahlili 3 yılda bir yapılmaya devam edilir.
30 yaşından küçüklere HPV testi yapılmamalıdır.
Ameliyatla rahim ve rahim ağzı tamamen alınmış olan kadınların ameliyattan sonra artık hiçbir zaman smear aldırmasına gerek yoktur. Yalnız rahim ağzında CIN 2, CIN 3, HSIL, AIS, serviks kanseri gibi patolojiler saptanan kadınlarda ameliyattan sonra da smear takibine devam edilir.
Bazı durumlarda ameliyatla sadece rahim alınır ancak rahim ağzı alınmadan bırakılır. Bu durumda rahim ağzı durduğu için smear takipleri aynı şekilde yapılmaya devam edilmelidir. Rahim ameliyatı geçiren kişilerin rahim ağzının da alınıp alınmadığı konusunda doktorlarından net bilgi almaları önemlidir.
CIN 2, CIN 3, HSIL, AIS saptanan kişilerde smear takibine en az 20 yıl daha devam etmek gerekir, bu durumda 20 yıllık süreçte hasta 65 yaşını geçerse takip sonlandırılmaz, 20 yıl dolana kadar takibe devam edilir.
HPV aşısı olanlar da hiç aşı olmamış kadınlarda aynı şekilde smear ve HPV testi ile takiplerine devam etmelidir.
Smear testinin pap-smear şeklinde konvansiyonel veya thin-prep şeklinde yapılması test sıklığını değiştirmez.

Kızlık Zarı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızlık zarı nedir?

Kızlık zarı doğa tarafından vajenin giriş kısmına yerleştirilmiş olan ve kesin görevi bilinmeyen bir dokudur,bazı bilim adamları adet görünceye kadar vajeni ve rahmi dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı koruyan bir oluşum olarak,bazılarıda sadece bir doku kalıntısı olarak değerlendirirler.

Yapısı nedir?

Kızlık zarı ,mukoza dediğimiz ağız içi yapısına benzeyen bir yapıya sahiptir.

Herkesde kızlık zarı varmıdır?

Bazı kadınlarımızda doğuştan bulunmayabilir.

Kızlık zarı nerededir?

Kızlık zarı vajina (dölyolu) girişinde yaklaşık 1-2 cm. içeridedir.

Herkesin kızlık zarı aynı mıdır?

Hayır, kadından kadına çok büyük farklılıklar gösterebilmekle beraber belli başlı altı-yedi çeşide ayırabiliriz. Bunlar;

Kızlık zarı ilişki dışında ne zaman yırtılır?

-İlişki dışında nadir olarak bazen uzakdoğu sporu ,jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda,kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.

Yırtılan kızlık zarı sonra tekrar iyileşirmi?Kapanırmı?

-Hayır,farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.

Masturbasyon yaparken yırtılabilirmi?

-Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla masturbasyon yapıyorsanız yırtılmaz.

Kızlık zarı parmak girmesinden zarar görür mü?

-Bu kızlık zarının tipine bağlıdır,bazı kızlık zarına hiç bir şey olmayacağı gibi,bazıları da yırtılabilir.

İlk ilişkide çok acı verirmi?

-Genelde bu sizin partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuza ve kızlık zarının tipinede bağlı olmakla beraber yavaş hareket edilecek olursa fazla bir acı vermez.

Ya yırtılmazsa?

-Yırtılmazsa bir jinekolog tarafından uyuşturularak size hiç bir acı verilmeden açılabilir.

İlk ilişkide kızlık zarının acısından çok korkuyorum,ne yapabilirim?

-Eşinizle anlaşarak bir jinekoloğa giderseniz, o kızlık zarınızı uyuştururarak size hiç bir şey hissettirmeden açabilir.

Çok kanarmı ?

-Hayır,pembe renkli (vajen salgıları ile karıştığı için kanın rengi açılır) bir kaç damla kan gelebilir.

Ya kanama durmazsa?

-Çok kalın kızlık zarlarında bazen olabilmektedir, doktora müracaat ederseniz o gerekli müdahaleyi yaparak kanamayı durduracaktır.